You do not currently have permission to view the full text for this document. Please sign in to an account with an active subscription or contact support.
Çeşitli psikanaliz modelleri arasındaki bazı benzerlik ve farklılıkları gözden geçirdikten sonra (tarihsel yeniden inşa/ zihnin bünyeye dahil edici ve dönüştürücü işlevinin ve kapsayanın gelişimi; rüya türü malzemeye atfedilecek anlam; anlatıların gerçeklik gradyanları*; zıt kutuplar olarak hakikate/yalana tahammül; ve bir psikanaliz seansında kişilerin ne şekilde anlaşıldığı), yazar seansın fiili bir gerçeklik olduğuna dair anlayışını klinik malzeme ile göstermektedir; bu fiili gerçeklik içersindeki merkezi işlem rüyalaştırmada dönüşüm dür (yapı bozumu, somutluktan çıkarma ve yeniden rüyalaştırma); bu tutum özellikle de anlam üretme işlevlerinin başarısızlığa uğradığına tanıklık eden halüsinoz** içersindeki dönüşüm işlemlerine çare olarak hem hastada hem de analistte ortaya çıkar. Bu modelin kuramsal kökenleri alan kavramına ve bunun sürekli genişleyen rüya tarzı holografik bir alan olarak geçirdiği gelişmelere dayanmaktadır. Aynı şekilde Bion'un düşüncelerindeki gelişmelere (uyanıklık rüya düşüncesi ve türevleri ve hastanın alandaki devinimlerin sinyalini verme özelliği) ve anlatıbilimin katkılarına (anlatıya özgü dönüşümler, kişiler ve senaryolardaki dönüşümler) da dayanmaktadır. Ayrıca ağırlıklı olarak içeriğe yönelik bir psikanalizden rüyalaştırma, hissetme ve düşünme araçlarının geliştirilmesini vurgulayan bir psikanalize geçişin altı çizilmektedir. Sunulan kapsamlı vaka öyküsü ve bir tam seans ile de görüşme odasında, sürekli dönüşüm eşliğinde süregiden, coşkusal bir gerçekliğin doymamış*** ortak inşası süreciyle ilgili canlı bir izlenim aktarılması amaçlanmaktadır. Yazar aynı zamanda bu modelin teknik sonuçlarını da betimlemekte, yorumlama biçimleri, karşıaktarım, düşlemlemeler ve özellikle
Bu makale 29 Temmuz − 1 Ağustos 2009 tarihleri arasında Şikago'da toplanan Uluslararası Psikanaliz Birliği 46. Kongresi'nde “Psikanaliz Pratiği: Görüş Yakınlıkları ve Ayrılıkları” başlığıyla açılış konferansı olarak sunulmuştur.
Philip Slotkin (Cantab. MITI) tarafından İngilizceye çevrilmiştir.
* Fizikten alınan gradyan terimi, anlatının gerçekliğe olan ilişkisindeki farklı oranlara işaret eder. (ç.n.)
** W. R. Bion tarafından ortaya atılmış olan halüsinoz kavramı (hallucinosis) kişiliğin psikotik kısmının zihinsel halini ifade eder. (ç.n.)
*** Metindeki “doymuş” ve “doymamış” terimleri kimya alanından alınmış olup İngilizce “saturated” ve “unsaturated” terimlerinin karşılığı olarak kullanılmıştır. (ç.n.)
de analistin hastanın ilettiklerini nasıl dinlediği ele alınmaktadır. Makale, klasik psikanalizden aşina olduğumuz kavramlara ek olarak, kavrama (bilinene sıkı sıkıya sarılma anlamında) ve kalıba dökme (henüz tanımlanmamış olup, temsil edilmeyi ve dönüştürülmeyi bekleyen şeyin bir kalıba dökülmesi) kavramlarının analist ile hastanın zihinlerinin daha ileri bir salınımı olarak irdelenmesiyle son bulmaktadır.