You do not currently have permission to view the full text for this document. Please sign in to an account with an active subscription or contact support.
Felsefeciler hakikatin üç kıstasını belirlemiştir: Tutarlılık, örtüşme ve fayda. Bunları tanımlayıp aralarındaki bazı ilişkileri inceleyeceğim. Başat savım, gerektiği gibi tanımlandıklarında, hakikatin bu üç kıstasının birbirleriyle ters düşmeyip klinik psikanalizde hakikatlerin aranışında elbirliği ettikleridir. “Hakikatler” yazmamın sebebi, hakikatin göreli olduğunu düşünmem değil, Platon, Descartes ya da Hegel'deki gibi metafizik bir mutlak hakikat kuramını benimsiyor olmamamdır.
İkinci bir amacım iki öznelliklerarası kavramı arasındaki ayrımı vurgulamaktır. İlki sağduyu, akademik ortam ya da bilimden tanıdık olduğumuz kavramdır: Konuyla ilgili olgu alanına mensup yetkin bir gözlemci tarafından yapılabilen her gözlem öznelliklerarasıdır. Bir gözlemde öznelliklerarası olan şey, öznel olanın tersidir, yani gözlemde gözlemlenene ait olmayıp, gözlemcinin kendine özgü olan yönlerinin tersidir. Çok farklı olan ikinci öznelliklerarası kavramı, psikanaliz esnasında analist ile analizan arasındaki ilişkide meydana gelen birbirinden ayrılmaz nitelikteki aktarım ile karşıaktarım arasındaki etkileşimi içerir. Bunun sonucunda ikisi birlikte analizanı yaratırlar; analizanın doğası ve tarihi analitik ilişki tarafından oluşturulur. Öznelliklerarasının bu tanımı bireyin tarihsel oluşunun yasalarını koyar; bu oluş varlık dışı olan analistten bağımsızdır. Aristoteles'in retorik sorusu olan “Doğanın varlığından kim şüphe edebilir?” sorusuna çağdaş öznelci analistler şu yanıtı verir: “Psikanalistler, doğanın en azından ruhsal gerçeklik denen kısmının bağımsız bir varlığı olduğundan şüphe etmelidir.” Öznelcilik hastanın analistiyle olan ilişkisinde hakikat konusundaki (epistemic) bağımsızlığını reddeder ve iç tutarlılık gereği analistin de hastayla ilişkisinde aynı-sı gereklidir. Elbette biz analistler bazen farklı hastalar hakkında farklı şeyler hissederiz. Aşağıdaki örnek, bir hastaya tepki olarak analistte beliren istisnai endişeyi göstermektedir. Fakat bunlar ve benzer olgulardan h