You do not currently have permission to view the full text for this document. Please sign in to an account with an active subscription or contact support.
(Son hali 5 Şubat 2009'da kabul edilmiştir.)
W. R. Bion'un çalışması psikanaliz kuramının biçimini temelinden değiştirmiştir, bunlardan en önemlisi ise Bion'un normal yansıtmacı özdeşleşimin doğası ile ilgili içgörüsüdür. Başka hiçbir psikanaliz kuramcısı ruhsal olarak terk edilmenin dehşetini ve tersini, yani ruhsal olarak hayatta kalmak için bir başka zihnin varlığının mutlak gerekliliğini temsil etmede Bion'un becerisini göstermemiştir. Bu makalede Bion'un Savaş Anıları 1917-1919 (Bion, 1997), Bağ Kurmaya Saldırılar ve Bir Düşünce Kuramı (1993) eserleri tartışılmakta ve bunlar üzerinden savaş, erillik ve annesel nitelik arasındaki bağlantılar ile Bion'un kişilerarası gündelik temasın önemi konusundaki duyarlılığı ele alınmaktadır. Genç bir tank komutanı olarak yaşadığı kıyameti andıran deneyimlerin Bion'a, zihnin ne kadar zihinler-arası, kendiliğin ise kendilikler-arası olduğuna dair yıkıcı bir içgörü kazandırdığı iddia edilmektedir. Bion'un yaşamına dair yazıları, hayatta kalan birinin içgörüsünün taşıdığı niteliğe sahiptir. “Öldüğü” gün olan 8 Ağustos 1918 tarihli olaylara tekrar tekrar döner: “Ve sadece ben tek başıma kaçtım, sana anlatmak için” (Eyyûb Peygamber [Zebur] 1: 14-19). Sevginin, nefretin ve akılsızlığın ilkel tutkulara dayalı doğasına dair içgörüsü savaş alanındaki deneyimlerinden doğmuş ve ölen bir askerle karşılaşmasını tekrar tekrar irdelemesinin sonucunda eşsiz biçimde billurlaşmıştır.