You do not currently have permission to view the full text for this document. Please sign in to an account with an active subscription or contact support.
Psikanaliz kuruluşundan itibaren bilimsel bir disiplin ve tedavi yontemi olarak tum dünyaya yayılmıştır. Batı yarıküreden başlayarak kısa zamanda Viyana'dan Berlin'e, Budapeşte'ye, Londra'ya, Moskova'ya (Luria, 1924 [Freud, 1918, s. 10]; bkz. Etkind, 2000) ve Kalküta'ya doğru yol almıştır (Bose, 1921; bkz. Vaidyanathan ve Kripal, 1999). Psikanaliz eğitimi Freud'un kendisi tarafından eğitilmiş kişilerin vasıtasıyla Atlas Okyanusu'nu geçerek Kuzey Amerika'yı fethetmiştir (Shakow ve Rapaport, 1964). Freud daha 1911'de Şilili hekim Greve tarafından yazılmış, Latin Amerika'da psikanalize ilk kez gönderme yapan bir makaleyi incelemiştir; ancak 1940'lardan itibaren psikanaliz eğitiminin kurumsallaştırılması Matte Blanco'nun büyük başarısıdır (bkz. Jiménez, 2002, s. 83). Japon analist Doi (1971) Japonlara özgü “amae”* kavramını acıkladığı yazısında “bağımlılığın özerkliği” nden bahsetmiş ve 2005'de bu yazısıyla M. Sigourney Ödülü'ne layık görülmüştür. Demir Perde'nin çöküşüyle Sovyetler Birliği'ne bağlı eski devletler farklı psikanaliz özgecmişlerine sahip misyonerleri** çabucak kabul etmişlerdir. Rusya'daki oluşum Cumhurbaşkanı Yeltsin'in 1993'de “Rus psikanalizi” nin tekrar yerleştirilmesi için imzalamış olduğu resmi belge ile özel bir örnek teşkil etmektedir (Reshetnikov, 1998). Günümüzde, birkaç yıldır eğitim veren farklı psikanaliz topluluklarının önayak olmasıyla Çin'de psikanalizin yerleştirilmesine tanıklık etmekteyiz (Gerlach, 2005; Varvin, 2008).
Bu oluşumlar göz önünde bulundurulduğunda psikanalizin ve tedavi uygulamalarının küreselleşme sürecinden bahsetmek uygun görünüyor. Daha yakından bakıldığında tedavi uygulamaları açısından psikanaliz teriminin oldukça çeşitlilik gösterdiğini fark etmemek mümkün değil. Klasik psikanaliz ve psikanaliz yönelimli tedaviler arasında