You do not currently have permission to view the full text for this document. Please sign in to an account with an active subscription or contact support.
Narsisizmden kurtulamayız! Psikosomatiğin kendisi narsisizmin içinden çıkmıştır. Kendi yıkıcı güçlerimize inanmamız narsisizmdir! İnsanların gezegeni atom bombasıyla havaya uçuracak kadar güçlü olduğu, bu devasa narsisist mevhumu adlandıran merhum meslektaşımız Schiff'in dediği gibi, 2000 yılının psikozuna ne olduysa, kolektif düzlemde ne oluyorsa, görünüşe göre bireysel düzlemde de ona benzer bir şey olmuştur.
Dr. Marty'yi bu incelikli metni ve esas olarak son yıllardaki hastane deneyimimizden aşina olduğumuz klinik uzmanlık alanından başlayıp bilginin en yüksek tepelerine tırmanma becerisinden dolayı candan tebrik ederim. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Epistemolojik yönlerden her ikisi de somut ve analitik olan biyoloji ve psikolojinin en büyük sorunlarını ele almada ne kadar faydalı olduğu bilinen bir yöntembilimi psikosomatik tıp alanına uygulama fikri şu ana kadar hiç aklıma gelmemişti.
Dolayısıyla aklıma şu soru geliyor, dinlediğimiz sunumun başlığına geri dönecek olursak, psikosomatikte gözlemcinin karşılaştığı narsisist güçlükler doğası gereği özgül sorunlar mıdır, yoksa bu sadece çok genel türden bir olgu mudur? Kesinlikle öyle görünüyor ki, en kesin bilimler olarak adı çıkmış bilimlerde bile benzer güçlükler ortaya