You do not currently have permission to view the full text for this document. Please sign in to an account with an active subscription or contact support.
(Son hali 1 Temmuz 2009'da kabul edilmiştir.)
Yazar, Fairbairn'in çalışmasından bazı bölümler için yakından bir okuma sunarken, onun düşüncelerini irdelemek ve netleştirmekle kalmaz, Fairbairn'in çalışmasında örtük olarak bulunduğuna ya da onun mantıklı uzantıları olduğuna inandığı kavramlar geliştirerek kendi düşüncelerini ortaya koyar. Yazar tarafından ele alınan Fairbairn'in katkılarının dile getirilmemiş ya da tam anlamıyla geliştirilmemiş yönleri arasında şunlar vardır: (1) İçsel nesne dünyasının oluşumunun her zaman, bir dereceye kadar travmaya bir tepki olduğu fikri (anne tarafından bebeğine onu sevdiği ve onun sevgisini de kabul ettiği hissini iletmedeki gerçek başarısızlık); (2) bebeğin sevmeyen anne ile içselleştirmiş olduğu ilişkisini sevgi dolu bir ilişkiye dönüştürme -ve böylece annesi üzerindeki (düşlemsel) “zehirli sevgi” sinin etkisini tersine çevirme- yönündeki bitmeyen çabasının içsel nesne dünyasının yapısını devam ettirmedeki tek ve en önemli güdüleyici olduğu kavramı; ve (3) kişinin kendi sevme biçimiyle ilgili kendine karşı saldırılarının, özyıkıcı da olsa, onun -kendini (ya da reddeden nesneyi) farklı bir kişiye dönüştürmek üzere başvurduğu sonsuz ve sonuçsuz girişimlerinin yarattığı- kendine yönelik nefret ve utancına ilişkin bir içgörü ışıltısı taşıdığı düşüncesi. Yazar içsel nesnelerin “coşkusal yaşamı” nı anlama tarzını, hastanın coşkusal gelişimini kolaylaştırmak için nasıl kullandığını kendi klinik çalışmalarıyla örneklendirmektedir.