You do not currently have permission to view the full text for this document. Please sign in to an account with an active subscription or contact support.
Yazar Freud'un Nachträglichkeit kavramlaştırmasını geçmiş duygulanımsal değişimler ile bilişsel güncel arasında anlam yoluyla köprü kuran etkin bir süreç olarak tanımlıyor. Erken travma yaratıcı olayların sonradan [nachträglich] simgeleştirmeye uğramaları, bu olayları tümgüçlü olarak kontrol edilmeye elverişli hale getirir. Makalede Nachträglichkeit' ın iki zaman yöneyi ele alınıyor: İlki olgusal bir gerçeklik arka planına karşı zamanın ileri yönünde işleyen nedensel bir süreç iken ikincisi birincil-süreç seviyesinde ortaya çıkan bilinçdışı sahne ve düşlemlerin anlaşılmasını sağlayan geriye dönük bir harekettir. Bu iki yönlü zamansal devinim Freud tarafından baştan itibaren gözlemlenmiş ve tanımlanmıştır. Ancak, Musa incelemesine kadar bunun önemi ortaya çıkmamıştır. İngilizce ve Fransızca çevirilerde genelde gözden kaçırılmış olması kavramın çeşitli psikanaliz topluluklarında “sonradan etki”** ya da après-coup*** olarak tek taraflı anlaşılmasına neden olmuştur. Freud'un Musa incelemesi, Nachträglichkeit' ın iki zamansal veçhesini de ele alır: Geçmiş bir olayı nedensel, belirlenimci bir temelle sadece yeniden inşa etmekle kalmaz; o olayın öznel hakikatini aktarım içinde geriye dönük bir zaman çizgisinde anlamaya çalışır. İki zaman yöneyinin kavramsal ve klinik ayrımının belirleyici ölçütü benlik örgütlenmesi gelişimi ve simgeleştirme yetisidir. Bu iki yöneyin ayrımı olgusal düzeyde yapılmamalıdır çünkü döngüsel bütünleyici bir ilişki içinde birleştiklerinden Nachträglichkeit'ın her iki veçhesi de bilinçdışı süreçlerin anlaşılması için gereklidir.