You do not currently have permission to view the full text for this document. Please sign in to an account with an active subscription or contact support.
David Taylor'a duyarlı ve nazik tartışma metni için teşekkür ederim. Metninde düşünme ya da deneyimin ruhsal olarak işlemden geçirilmesini inceleyen, keskin klinik gözlemi bilimsel modellerin uygulanmasıyla birleştiren “orta dönem Bion” denen Bion'u tercih ettiğini açıklıyor. Bion'un görüşünü dayandırdığı geometri modellerinden biri Poincaré'nin kuramıdır. Bion'un bu kuramı kendi dönüşüm kuramı için nasıl kullandığını örneklerle gösterirken Taylor, Bion'un çalışmasına dair incelemelere önemli bir katkıda bulunuyor.
Taylor ayrıca “geç dönem Bion” un nasıl odak noktasını değiştirip O'da yoğunlaştığını tartışıyor ve bunun yıllar içinde oluşturduğu jargondan uzak kalabilmek için Bion' daki odak değişikliğini yeni sözlerle ifade ediyor. Var olma' ya karşı bilme' den ve varlıkbilimsel bir güç olarak O'dan bahsediyor. Taylor'ın eğretilemeleri değiştirmesinde canlandırıcı bir taraf var ama daha tanııık zeminlerde yanlış bir varlık hissi edinmemize neden olma riskini taşıyor; ayrıca Bion'un kuramını var olma'yla ilgili kendisinin bahsetmediği yan anlamlarla doldurabilir. Benim Bion'u anladiğım ve deneyimlediğim şekliyle, “O” bilinçli ve bilinçdışı olarak temas kurabileceğimiz bir bölgedir.
Taylor'in “geç dönem Bion” a dair esas eleştirisi var olma'yı bilinemez olarak görmesi ve klinik gözlemlerinin eski keskinliğini yitirmiş olması, var olma'yı kavramaya çalışırken eski bilimsel titizliğini gösterememesidir. Taylor bu bakımdan birçok meslektaşla aynı görüşü paylaşmaktadıır (O'Shaughnessy, 2005).
Taylor'in yorumu hoşuma gitti, fakat yanıtından edindiğim izlenim, metnimin “geç dönem Bion” hakkında ifade etmeye çalıştığım en önemli meseleyi aktaramadığıdır. Taylor'in yorumu bana O'daki Dönüşümler'le ve ruhsal değişimle ilgili görüşümü daha kuvvetli biçimde formüle etme fırsatını veriyor. Yerimizin kısıtlılığından dolayı, Bion'un yapıtındaki vertekslere dair hâlihazırda var olan ve önemli olan katkılardan bahsetmiyor, bu konuyu derinleştirenlerden Ferro, Grotstein, Ogden, Britton g