You do not currently have permission to view the full text for this document. Please sign in to an account with an active subscription or contact support.
(Son hali 1 Mart 2011 tarihinde kabul edilmiştir.)
Bu makalenin altında yatan temel mesele, psikanalizin bugünkü uygulandığı haliyle özgüllüğünü ve dolayısıyla yolunu kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya olmasıdır. Yazar bunun üç nedenle olası olduğunu öne sürer: Hastaların güçlü coşkusal talepleri yüzünden analistin yaşadığı sorunlar ki hastaların muazzam bir çoğunluğunun kaçınılmaz olarak böyle talepleri olur; “şimdi-burada yönteminin” görünürdeki başarısının istenmeyen sonuçları; ve iyi bir klinik kuramın yokluğu. Makale temel olarak, tüm psikanalistlerin çalışırken kullanmak zorunda olduğu klinik kuramın bazı çekirdek bileşenlerini tartışmakta ve bunlarla ilgili (yüzeysel kalma pahasına) yardımı dokunabilecek bazı basit kullanımlar* sunmaktadır. Yazar, Kurt Lewin'in “iyi bir kuramdan daha kullanışlı bir şey yoktur” düsturunu anımsatarak, eğer kuram yeterince iyi ise gündelik uygulamada kuramın nasıl kullanıldığına dair kesintisiz düşünümün oldukça uygulanabilir olduğunu önerecektir. Kuram aslında, psikanalitik uygulamada klinik deneyime yakın, uygun bir çalışma düzeninde tutulursa gerçeklik hissimiz üzerinde sürekli ve gerekli bir kontrol sağlayan, olması gereken “üçüncüdür.” Fakat elbette, tıpkı gerçekliğin kendisi gibi, bir üçüncü olarak eşit derecede sorunlu sonuçları olabilecek şekilde kuram hem sevginin hem de nefretin odağı haline gelebilir. Bu makale, makalenin tümü boyunca sergilenen kuramsal fikirleri göstermek ve derinlemesine işlemek için kullanılacak olan, sonuna yaklaşmış, zor fakat anlaşıldığı kadarıyla başarılı bir analiz örneği ile başlayacaktır.