You do not currently have permission to view the full text for this document. Please sign in to an account with an active subscription or contact support.
(Son hali 9 Eylül 2011'de kabul edilmiştir.)
Yazar, analistin sınır durumdaki hastaların analizinde karşılaştığı başlıca güçlükleri ele alıyor. Bu tür hastaların analistin zihinsel işleyişini hangi özel yollardan sınava tabi tuttuğuna odaklanıyor ve aktarım-karşıaktarım dinamiğinin öne çıkan öğelerini vurguluyor. Yazar kendileri için kaçınılmaz biçimde travma yaratan nesneyle sürekli temas arayışında olan bu hastalarla analitik ilişkiye damgasını vuran çeşitli paradoksları ayırt ediyor. Son derece ayrıntılı bir klinik malzemeye dayanarak, -hangi kuramsal-klinik model benimsenmiş olursa olsunbu hastalarla yaşanan özel teknik sorunun, onların yoğun yıkıcılığının nasıl idare edileceği olduğunu gösteriyor. Analitik ilişkinin tahrip edilmesi tehdidinin hep kendini hissettirmesi yüzünden bu hastalarla kaçınılmaz olarak karşıaktarımdan kaynaklanan güçlükler öne çıkmaktadır. Birincil narsisist aynalanma ihtiyaçlarının tanınması-meşrulaştırılması ile analitik bağa yönelik narsisist taleplerin ve saldırıların tanınması-kontrol edilmesi arasındaki dengeyi tutturmak önemli olduğu kadar da zordur. Makalede terapötik olan ve olmayan en önemli etkenler inceleniyor, sırasıyla hastanın ve analistin henüz temsile kavuşturulmamış öğelerine ulaşmanın bir yolu olarak karşıaktarım analizinin ve kendi kendini analizin önemi vurgulanıyor. Analistin öznelliğinin ve canlandırmanın rolü üzerinde özellikle duruluyor.