You do not currently have permission to view the full text for this document. Please sign in to an account with an active subscription or contact support.
(Son hali 28 Kasim 2011'de kabul edilmiştir.)
Bu makalenin başlangıç noktası, ergenlik sürecinin oluşumunu zorlaştırıcı bir biçimde gizil dönem yapısını kıramadığı görülen ergenlere dair güncel gözlemlerdir. Bu gençler, yazarin “sözde-sözde olgunluk” diye adlandırmayı önerdiği bir dizi özgül nitelik gösterirler: Çoğunlukla bilinçdışı çatışmaların mevcut olmadığı iyi bir uyum gösterirler. Lakin bağımlılığı inkâr eden tümgüçlü tutumun görülmemesi sebebiyle Meltzer'in sözde olgunluk tanımından farklıdırlar. Aksine, tüm çalkantılarıyla ergenlik sürecine güvenle girmeden önce, çocuksu gerçek kendiliklerinin kabul edilmesi ve kapsanması fırsatını yakalamaya istekli görünürler. Kültürümüzün bazı yönleri, tanımlanan ruhsal düzenlenişle bağlantılı olarak tartışılmaktadir. Makale, 19 yaşındaki bir hastanın analizinden bölümler kullanarak bu vakalar sayesinde gündeme gelen teknik meseleleri ele almaktadır. Analistin kendi zihinsel süreçlerine ve hasta tarafından hissedilemeyen coşkusal çalkantıyı kapsayabilmenin önemine vurgu yapılmaktadır. Yazar, analiz ilişkisindeki aktarımsal çalışmayı desteklemek için önerilen/sınanan/öne sürülen farklı tarzları göz önüne sermektedir. Ne zaman ve nasıl yorum yapılacağına dair bazı meseleler de tartışılmaktadır. Bu tür vakalarda psikanaliz süreci iki misli sorumluluk taşımaktadır: Hastaya yönelik sorumluluk ve ergenlerin sosyal değişim ve büyüme açısından yaratıcı potansiyeli temsil ettikleri düşüncesiyle bir bütün olarak topluma yönelik sorumluluk.