You do not currently have permission to view the full text for this document. Please sign in to an account with an active subscription or contact support.
30 Temmuz 2013'te yayına kabul edilmiştir.
İlk görüşmenin1 en başından uzun psikanaliz yolculuğunun sonuna kadar analist ile analizan arasındaki bilinçdışı etkileşimin ve aktarım-karşıaktarım ilişkisinin analizi psikanaliz çalışmasının temelini oluşturur. Psikosomatik ve depresif rahatsızlıkları olan bir öğrencinin ilk görüşmelerinden yararlanılarak ilk karşılaşmaların psikanalitik olarak anlaşılması üzerine çalışılmıştır. İlk görüşmenin açılış sahnesinde temel patoloji -yani hastanın varlığını hiçbir zaman güvenli biçimde deneyimlemediği birincil nesneye yapışması- yoğunlaşmış olarak mevcuttur. Yazar ilk görüşmelerle ilgili birkaç psikanalitik kuramın gelişimini özetleyecek ve bunların klinik çalışmanın arka plan bilgisi açısından taşıdıkları özel önemi şu başlıklar altında gösterecektir: “Tanısal konum”, “terapötik konum”, “açılış sahnesi”, “karşıaktarım” ve “analistin serbest dalgalanan içebakışı”.
Yakın zamandaki araştırmalar “eşzamanlılık” ve “öz-etkililik” gibi analitik ilişkinin “süreç nitelikleri”ne atıfta bulunmaktadır. “Öz-etkililik” ilk görüşmeler arasında hastanın ne kadar zaman sonra yapıcı ve yıkıcı içsel süreçlerde gelişme gösterdiğini ve bunun izleyen tedavi kararı üzerindeki etkisini açıklamaya çalışmaktadır. Tüm bu etkenler bir araya geldiğinde, psikanaliz mesleğine özgü, bilinçdışı etkileşim süreçlerinin yarattığı korkuyla yüz yüze gelmeyi de hesaba katan, süreç-yönelimli ayırıcı bir endikasyonu koymaya öncülük edebilir.