You do not currently have permission to view the full text for this document. Please sign in to an account with an active subscription or contact support.
Uluslararası Psikanaliz Yıllığı 2015 derlemesiyle sizlere merhaba diyoruz. Psikanaliz eğitimi ülkemizde giderek kök salıyor ve kurumsallaşıyor. Psikanalist olmak dünyanın her yerinde, yıllarca takip edilen kuramsal ve klinik seminerlerle çok uzun zamana yayılan, meşakkatli bir süreç. Öte yandan psikanalist adayı eğitimini tamamlayıp analist olduğunda da sonlanmayıp farklı biçimlerde devam eden bir süreç bu. Psikanalist olmanın sürekli bir içsel çalışmayı içerdiğini ve bunun analist olmanın önemli boyutlarından biri olduğunu gündeme getirmek arzusuyla, Yıllığın bu yedinci sayısını Psikanaliz Eğitimi ve Sonrası teması etrafında şekillendirdik.
Bu çerçevede seçtiğimiz ilk makale Danimarkalı psikanalist Mette Møller'in “İlk Görüşmede Analistin Kaygıları: Analitik Duruşa Karşı Engeller” başlığını taşıyan çalışması. Makale Avrupa Psikanaliz Federasyonu (EPF) bünyesinde 2003 yılından bu yana araştırmalar yürüten Psikanalizi Başlatma Çalışma Grubu'nun (PBÇG), Psikanalizi Başlatma Çalıştaylarından topladığı verilere dayanarak kaleme alınmış. Bu yönüyle makale psikanalitik araştırmaların nasıl yürütüldüğüne dair bir örnek de teşkil ediyor. Grubun daimi üyesi olan Møller, on yılı aşkın süredir çalıştaylarda incelenen çok sayıda ilk görüşmenin içeriğini tartışıyor. Makalenin araştırma sorusu, neden daha fazla kişinin psikanaliz tedavisini tercih etmediği üzerine. Psikanaliz eğitimini tamamlayan ve divanda analitik tedavi yapmaya yetkili kılınan analistin, kendisine başvuran kişilere kolayca ve sıklıkla analiz önerdiği düşünülebilir. Oysa verilerin incelenmesi durumun hiç de öyle düşünüldüğü gibi olmadığını,