You do not currently have permission to view the full text for this document. Please sign in to an account with an active subscription or contact support.
Sayın Editör,
Sürekli küreselleşen ve çok kültürlü olan günümüz toplumunda, doktorlar ve psikanalistler genellikle başka ülkelerden hastalarla ilgilenmek durumunda kalıyorlar. Eskiye kıyasla daha fazla sayıda Müslüman danışan danışmanlık hizmetine ulaşıyor ve terapist için İslâm'ı anlamak, bu hastaların sosyal çevrelerine saygılı, geçerli ve pratik yanıtlar vermek açısından önemli, daha doğrusu zorunlu hale geliyor. Bu kısa iletiyle amacımız, klinik bir vaka ve var olan literatürün yardımıyla psikanalistlerin kendilerini cinsellik ve İslâm'la ilişkili temalarla bağlantılı olarak yönlendirmelerine yardımcı olacak bazı notları ve gözlemleri paylaşmaktır.
Cinsellikle İslâm arasındaki ilişki büyüleyici ancak kaygan ve zorlu bir zemin teşkil eder. Bu zeminin simgeler açısından zengin oluşu, yasak ve izinlerle kendisini ifade eden mitlerle bezenmiş oluşu, görülebilirle (meşru, helal olanla) buna zıt olarak saklı kalması gereken (yasak, haram olan) arasında karmaşık bir diyalektik yaratır. Bu şekliyle cinsellik, göndermeler ve aynalamaların sürekli bir oyunu olarak deneyimlenir ve bizzat örtüyle (çador2 ya da hijab,3 ya da bunların daha kapalı halleriyle niqab4 ya da burka5) yaratılan gizlemenin kendisi bir gösteridir, görülmesine izin vermediği ya da sadece anlık görülmesine izin verdiği şey yüzünden kendisini vitrine koyar.