You do not currently have permission to view the full text for this document. Please sign in to an account with an active subscription or contact support.
24 Haziran 2016’da yayına kabul edilmiştir.
José Bleger'in çalışmasını özetlemek kolay değildir. Bu çalışma onun uzun yıllara yayılmış ve kendi praksis’inden hareket ederek ortaya çıkan düşüncelerindeki gelişmelerin ve dönüm noktalarının bir ürünü olmuştur; praksis yazarın 1969 yılında yeniden ayrıntılandıracağı bir kavramdır (Bleger, 2012). Psikanaliz onun ana meşguliyeti olmasına karşın, Bleger psikanalizin klinikteki pratikle ya da kuramsal araştırmalarla sınırlı kalmaması gerektiğine ve farklı alanlarda, farklı uygulamalarda çalışılması gerektiğine inanıyordu. Onun için psikanaliz kendine has, derin bir epistemolojik devrim aracıydı (1971a). “Psikanalizin bilgisini nasıl edindiğimiz ve sistemleştirdiğimizin incelenmesinin psikanalizin kendisinin bir parçası” olduğunu yazmıştır (Bleger, 1958, s. 22).
Bu yazıda öncelikle Bleger'in eğitim almakta olduğu 1950’lerde Arjantin'deki psikanalizin durumunu ve bağlamını göstereceğim, sonra da üzerinde çalıştığı dört temel konuyu dile getireceğim: Psikanaliz seansı, sembiyoz, muğlaklık, psikanaliz çerçevesi sorunu. Bir bütün olarak çalışmalarının gelişimini daha iyi aktarabilmek için Macar kökenli bir Fransız filozofu olan Georges Politzer'in (1903-1942) ve Arjantinli psikanalist Enrique Pichon Rivière'in (1907-1977) yapıtlarının bazı yönlerini açıklığa kavuşturmam gerekiyor. Niyetim eylem halindeki düşünme biçimini göstermektir. Bir düşünme biçimini