You do not currently have permission to view the full text for this document. Please sign in to an account with an active subscription or contact support.
Bu makale “dişil” kategorisinin çok anlamlılığının bir tartışmasıyla başlıyor. Yazar dişil, dişillik, kadın cinselliği, annelik ve kadınlar arasında bir ayırım önerirken bu kavramların birbirleriyle bağlantılı olduklarını da ortaya koyuyor. “Dişile” kültürün bir semptomu olarak yaklaşıyor. Yazıda şu konular inceleniyor: (a) psikanaliz ile her dönemin cinsel farklılık, dişil ve kadınlar üzerindeki egemen söylemlerinin arasındaki karmaşık ara bağlantılar, (b) toplumsal cinsiyetler arasındaki iktidar ilişkileri, (c) psikanaliz kuramında bu meseleleri düşünürken kullanılan mantıklar ve bunların klinik psikanaliz üzerindeki etkileri. Yazar son on yıllarda dişil konumdaki bireysel ve kolektif değişikliklerle eril ve dişil, geleneksel rollerin dönüşümleri gibi soruları ele alıyor. Bu soruları, yeni üreme teknikleri, geleneksel olmayan ailevi düzenlenişler, siberkültür ve küreselleşme görüngülerinin genişlemesi zemininde inceliyor. Bu etkenler, öznellik inşasının, normla karşılaştırıldığında daima fazladan işleyen arzunun izlediği pek çok yol olduğu görüşünün yanı sıra işbaşındaki özdeşleşimlerin çoğulluğu perspektifinden yeniden düşünülmesini gerektirir. Makale özne konumunu kadınlara atamanın güçlüklerini vurguluyor. Moderniteden kalma bu etki, bu meseleyi ele alan birçok kuramın sınırlılıklarıyla kanıtlanmıştır. Makale, klinik örnekler içeriyor ve tek bir klinik referansın, meselelerin çeşitliliğinin ve dişil alanında gözlemlenebilecek ikilemlerin hakkını vermediğine işaret ediyor. Bakış açısı kavramı