You do not currently have permission to view the full text for this document. Please sign in to an account with an active subscription or contact support.
Bu makale, bir enstitünün iki kıdemli üyesi tarafından gerçekleştirilen etik ihlâllerin etkilerinden kurtulma çabaları hakkında geniş kapsamlı bir çalışma sunmaktadır. Gönüllü üye görüşmelerinden elde edilen nitel verilerin analizi, enstitü geneline yayılan hasarı detaylandırarak birinin ihlâl edilmesinin aslında birçok kişinin ihlâl edilmesi anlamına geldiğini göstermektedir. Tüm seviyelerdeki üyeler duygusal dengeleri, düşünme süreçleri ile sosyal ve mesleki ilişkilerini etkileyecek şekilde rahatsızlık duyduklarını bildirmişlerdir. Toplanan görüşme verileri enstitü üyelerine, “sessizlik hastalığını” tersine çevirmek ve üyelerin birbiriyle konuşmasını sağlamak üzere tasarlanan irili ufaklı grup toplantılarında bildirilmiştir. Dışarıdan danışmanlık almak, duygusal açıdan zorlu olan bu sürece yardımcı olmuştur. Yazarlar, etik krizler sırasında görülen grup kaygılarının doğası ile ilgili hipotezler sunmaktadır. Hem cinsel hem de cinsel olmayan sınır ihlâllerinin, profesyonel etkileşimlerin gerektirdiği nesilsel korumayı ihlâl ederek ensest tabusunu yıktığını iddia ediyoruz. Etik ihlâller; düşünme, kapsama, iş birliği ve bütünleştirme kapasitelerini engelleyen ilkel kaygı ve savunmaları serbest bırakarak grubun temel bakım etosuna saldırır. Olanların tam gerçekliği bilinemez olduğu için melez hakikatler ortaya çıkar ve düşünce içeren grup söylemini ketleyen çatışma ve rahatsızlıklara neden olur.