You do not currently have permission to view the full text for this document. Please sign in to an account with an active subscription or contact support.
Bion'un 1958 yılında yazdığı çok kısa bir makale olan “Kibir Üzerine” (“On Arrogance”) bugün yeniden okunduğunda olağanüstü güncelliğini görünür kılmaktadır. Makaleyi hem Sofokles'in Kral Oidipus'u üzerine bir yorum, hem de psikanaliz “hastalığı” üzerine bir deneme olarak düşünebiliriz. Her iki durumda da, merkezinde yatan merak-aptallık-kibir üçlüsü, bizi hakikati “ne pahasına olursa olsun” bilmeye sevk eder. Bu makalede Bion, Oidipus'un (ve dolayısıyla psikanalizin) suçunu artık cinsellik değil epistemik içgüdü bağlamında yeniden tanımlar, analistin nesneleştirici tutumunu açıklar, olumsuz terapötik tepki anlayışında devrim yaratır. Analistin (ya da psikanalizin) “psikozu”; psikanalist olmayı isteme, yorumsamacı bir anlayış kazanmak yerine “bilimsel” olmayı arzulama, inandığı hakikati hastaya söylemeyi isteme ve nihayet hastalarına ve meslektaşlarına “tepeden bakmasında” ifade bulur. Dönüşümler (Transformations) ve Geleceğin Hatıratı (A Memory of the Future) temalarını öngören “Kibir Üzerine”, psikanaliz ideolojisine yönelik ikna edici bir eleştirinin ve bu disiplinin etik temellerinin etkili bir şekilde yeniden kurulmasının zeminini hazırlamaktadır.