You do not currently have permission to view the full text for this document. Please sign in to an account with an active subscription or contact support.
Psikanaliz Yazılarının ilk dosyası, ‘düşler’ konusuna ayrıldı. Niye düşler diye sorulabilir? Yanıtı sonunda verelim.
Freud'un en önemli yapıtlarından biri olan Düşlerin Yorumu, bundan yüzyıl önce yayımlandı. Düşlerin Yorumu, psikanalizin gelişim sürecinde birkaç yönden önemlidir. Psikanalizin kurucu metni niteliğindeki bu yapıt, aynı zamanda da, psikanalistler için bir başvuru kitabı olma ayrıcalığına sahiptir. Düşlerin Yorumu, Freud'un kendi-kendine analizinin (self-analysis) bir parçası olması vasfıyla, psikanalizin tarihteki ilk örneği ve Psikanaliz özgün hali olarak da alınabilir. Psikanalizin, gerek açıklayıcı bir kuram gerekse bir uygulama yöntemi olarak ortaya çıkışına bir tarih ve isim düşmek gerekse, bu kuşkusuz 1900 yılı ve Düşlerin Yorumu olacaktır. Kuramsal gücünün yanında, psikanalizin uluslararası düzeyde kurumsallaşmasına önemli katkılardan birinin bu kitap olduğunu söylersek, çok da abartıya kaçmış olmayız. Kitabın ilk okur çevresi içinde yer alan, Düşlerin Yorumu'nun hararetli tartışmacıları Jung, Ferenczi, Jones, Abraham, Stekel ve Rank'ın, Freud ile birlikte psikanalitik hareketin öncüleri ve uluslararası psikanaliz örgütlenmesinin kurucuları olarak tarihe geçtiğini de bir not olarak düşelim.
2000 yılı, Düşlerin Yorumu'nun yüzüncü yıldönümü. Böylesi bir tarihsel izdüşüm, ülkemizde ilk kez bir psikanaliz yazıları dizisi çıkarmaya soyunmuş olanlar için gözden kaçırılmayacak kadar önemlidir.
RAŞİT TÜKEL