You do not currently have permission to view the full text for this document. Please sign in to an account with an active subscription or contact support.
Bu bölümde Türkçe psikanaliz terimleri önermek ve önerilenler üzerine tartışma yapmak istiyoruz. Psikanaliz her şeyden önce dil demektir. Bu açıdan psikanalizden söz ederken kullanılan dilin Türkçe olmasını önemli görüyoruz. Ancak, yüz yıllık geçmişi olan psikanalizin bazı terimleri özgün kullanımları ile dilimize yerleşti, psikanaliz kelimesi bunlardan biridir. Dilimize yerleşen terimlerin değiştirilmesi yerine henüz sık kullanılmayan ve dilimize yerleşmemiş psikanaliz kuramının temel kavramları için yeni terimler önermenin doğru olduğunu düşünüyoruz.
Perde anı (alm. Deckerrinnerung; ing. Screen-memory; fr. Souvenir-écran): Perde anı terimi, çok net olarak anımsanan ancak ve görünür anlamı olmaması ile belirgin çocukluk anıları için kullanılır. Bu anıların çözümlenmesi çocukluğun önemli olaylarına ve bilinçdışı düşlemlere gönderme yapar. Perde anı bastırılan unsurlarla savunma arasındaki bir anlaşmanın sonucu olarak ortaya çıkar. Freud hem kendi oto-analizinde hem de hastalarıyla olan çalışmasında belleğin bir tuhaflığını fark etmiştir: önemsiz gibi görünen anılar saklanırken asıl önemlileri saklanmamıştır. Bazı önemsiz olaylar kişiyi şaşırtan bir biçimde canlı ve ayrıntılı olarak anımsanır. Freud bu anıların bastırılmış cinsel yaşantıları veya düşlemleri örttüğünü düşünür. Ancak bu anılar, örttükleri, gizledikleri bastırılmış öğelerin varlığına da dolaylı olarak gönderme yaparlar.
Biz bu kavramı perde anı ile karşılamayı öneriyoruz. Burada hem örtme, gizleme ama hem de dolaylı da olsa bir şeyleri gösterme işlevlerini karşılayan bir terim önermek gerekmektedir. Perde hem görmeyi yada bir şeyi gizlemek için kullanılan örtü anlamını taşımakta, hem de üzerinde görüntü yansıtılan yüzey, sinema perdesi gibi imgelerin görünür hale gelmesini sağlayan anlamına gelmektedir.
Sakar eylem (alm. Fehllesitung; ing. Parapraxis; fr. Acte manqué): Burada bir eylemin asıl amacına ulaşmaması, yarım kalması ya da başka