You do not currently have permission to view the full text for this document. Please sign in to an account with an active subscription or contact support.
Geçtiğimiz Nisan ayı sonunda Dünya Psikiyatri Birliği'nin Bölgesel Toplantısı ile birlikte yapılan 5. Bahar Sempozyumları'nda, Türkiye Psikiyatri Derneği-Psikanalitik Psikoterapiler Bilimsel Çalışma Birimi tarafından düzenlenen psikanalizle ilgili oturumlar katılım ve ilginin yüksek olmasıyla dikkat çekiciydi. Bu bir anlamda Türkiye psikiyatri topluluğunda psikanalize olan ilginin giderek artmakta olduğunun bir göstergesi gibiydi.
Toplantıların ilki, Talat Parman'ın sunduğu “Psikanaliz: Belirsizliğin Kabulü” başlıklı konferanstı. Her bireyin ruhsal yapısının, inşa aşamalarında farklı öyküler içerdiğine ve yine her bireyin kendi inşaatının mimarı olduğuna vurgu yapan konuşmasında Parman, psikanalizi ilgilendirenin de inşadaki bu farklılık olduğunu belirtti. Parman, nesnelliğin farklılığı sınıflandırması gerekliliğine karşı psikanalizin öznelliği yani farklılıkla beraber belirsizliği yeğlediğini; yeğlemenin de ötesinde psikanaliz için bunun bir zorunluluk olduğunu vurguladı.
Sempozyumda geniş katılımıyla ilgi çeken iki panel ve bir forum da psikiyatri ile psikanalizin buluşmasına sahne oldu. Forum ve panellerin düzenleme ve sorumluluğunu, Dünya Psikiyatri Birliği içinde yeni kurulan Psikiyatri İçinde Psikanaliz Seksiyonu'nun kurucu üyesi olan Ayça Gürdal üstlenmişti. Farklı ülkelerden konuşmacıların da (Daniel Kipman-Fransa, Roger Montenegro-Arjantin, Ayça Gürdal-Türkiye) yer aldığı ilk panel “Psikiyatri Eğitiminde Psikanalizin Yeri” başlığını taşıyordu. Her psikiyatrın aynı zamanda psikanalist olmasının gerekli ve mümkün olmadığına, buna karşın psikiyatri eğitimi içinde psikanalitik kuramın gerekliliği ve yararına dikkat çekilen panelde, konuşmacılar ayrıca bu alanda kendi ülkelerindeki deneyimlerini dile getirdiler.