You do not currently have permission to view the full text for this document. Please sign in to an account with an active subscription or contact support.
“Çocukluğumdan beri yalnızlık duygusu. Aileye karşın, özellikle de arkadaş çevresine karşın, - sonsuza dek yalnızlığa yazgılı olma duygusu. Gene de çok canlı bir yaşam ve zevk düşkünlüğü.”
Yalnızlık bir tür kara safra olarak tanındı Aristoteles'den beri.1 Felsefe onu Narsis'in yok ettiği benlikten,2 kendini yıkıma koymaya veya başkalarının ölümünü hayal etmeye kadar giden bir çizgi içinde, Orta Çağ ise onu kendini boşluğa bırakan, düşünen ve sevdiği kadının yokluğunun yalnızlığına terk eden bir sinir sisteminin kemiklere zincirlenmiş hali içindeki bir kahraman (heros) olarak okumaya kalktı. Modern dönemlerd ise yaratıcılığın bir anı olarak bakılmakta yalnız kalmaya. Rahatlama, ötekiyle bağları koparma, anne ile ilişkinin hayali kopuşunun âşık ile koparılmaya