You do not currently have permission to view the full text for this document. Please sign in to an account with an active subscription or contact support.
Rüyalarla başlayıp, kadınlık ve yalnızlıkla devam eden psikanalizi yazma serüveninde baharla beraber içimizi aniden şeytan dürttü, sizlerle psikanalizi hep meşgul eden “dürtüleri” paylaşmayı istedik.
S. Freud'un metapsikolojisinin en soyut ve spekülatif unsurlarından birisini oluşturan dürtü kuramı sürekli değişim ve gelişim içerisinde olmuştur. İlk dürtüsel ikicilik (düalisme) cinsel dürtüler ile benliğin kendisini korumaya yönelik (auto-conservation) dürtüleri arasında başlamıştır. Çocuk cinselliğinin keşfi ve 1905'teki Cinsellik Kuramı Üzerine Üç Deneme çalışmasında kısmi cinsel dürtüler ve bunların bağlı oldukları kaynakları ve amaçlarını açıklayan S. Freud, histerik hastaların tedavisinde bu iki dürtünün karşı karşıya kalışını değerlendirmiştir. Daha sonra 1914'te narsisizmin keşfedilmesi ile dürtülerin ikiciliği değişmiş ve libidonun kendisinden başka bir nesneye yönelmesi öne çıkmıştır. Böylelikle benliğin kendisine yönelen libidosu karşısında nesneye yönelen bir libido kavramı oluşmuştur.
S. Freud'un dürtülerin akıbetleriyle sürekli ilgilendiğini görüyoruz. Psikanalitik kuramın gelişmesiyle beraber 1920'de gelinen ikicilikte ise yaşam ve ölüm dürtülerini bulmaktayız. Son noktanın konduğu bu kuramsal yaklaşımda bağlanma, birlik ve birliktelik için çalışan yaşam dürtüsünün karşısına sürekli bağlantıları kesmeye çalışan, yıkıcılık ve yaşam faaliyetlerini sıfıra indirgemek isteyen ölüm dürtüsü konmuştur. S. Freud, kuramının başında yaşam dürtülerinin cinsel ve kendisini korumaya yönelik tüm dürtüleri kapsadığını açıklarken, ölüm dürtülerinin ise yıkıcılığın ve saldırganlığın barındığı ruhsal dünyanın dengede kalmasını sağladığına inanır.
İşte bu dosyada size çeşitli yazılarla dürtülerin geçirdiği serüveni, S. Freud'un klasik psikanalitik kuramı ve ardından gelenlerin bu kuramı nasıl değiştirdiğini ve dürtünün üzerinde en çok tartışılan bir kavram olmasının nedenlerini göstermeye çalışacağız.
TEVFİKA İKİZ