You do not currently have permission to view the full text for this document. Please sign in to an account with an active subscription or contact support.
Erkeksilik ve kadınsılığı, tarih sürecinde toplumsal bir şekilde belirlenen kategoriler olarak tanımlarsak, erkeksiliğin özellikle bir olumsuzlamayla oluştuğunu söyleyebiliriz. Yani erkeksi olmak, kadınsı olmamaya denk gelir. Bir erkek çocuğun ruhsal gelişme sürecinde erilliğe erişmesi, kız gibi olmamaktan geçer. O kendisini kızla özdeşleştirecek her türlü etkinlik ve tavırdan kaçınmalıdır.
Ayşegül Yaraman bu dosya için hazırladığı “Toplumsal Değişme ve Kadında Erkeksilik” adlı metninde, toplumsal alana etkin bir şekilde katılan kadınlarda erkeksiliği tartışır. Kadınlardaki erkeksiliği “bir zamanlar yalnızca erkeklerin bulunduğu alanlara dahil olmaktan kaynaklandığı için sanki erkeksiymiş gibi” görünmelerine atfeder. Yani tarihsel süreçte kadınların evlerinin dışında hiçbir yeri yokken, erkeklere ait alanlarda konumlanmaları onları erkeksi kılmaktadır. Bunun tam tersine erkekleri kadınsılaştırmak için onları kadınlara özgü kıyafet ve davranışlarla özdeşleştirmek onları bir hiç haline getirmeye yeterlidir. Yıldırım Türker de “Erkeğin Eteği” adlı yazısında bu fikri tartışır. Bir erkeğe yapılacak en büyük aşağılamanın ona eteği yakıştırmak olduğunu ifade eder ve şöyle der: “kadının hiç olduğu bir dünya tasavvurunda, erkeğe zorla kadın giysisi giydirmek, onu dünya karşısında hiçler safına sokarak yok etmek anlamına geliyor”.* Erkek için bir kadın şeklinde algılanmak hiç olmaya denktir.
Bu sosyopolitik bağlamda, kadınsılığı ve erkeksiliği psikanaliz öğretisine egemen olan fallus merkezli kuramlarla düşünmek kolay değildir. Örneğin yazımın sonunda tartıştığım “Lacan'ın Fallik Mantığı” kendi açımdan bir güçlüğü ortaya koyar. Erkeğin bedeninde bir güç belirgesini oluşturan fallus, aynı zamanda öznellik düzeyinde kadın ile erkek arasında görünür farklılığı yaratandır da. Bu da ister istemez bu kavrama karşı bir direnç geliştirir. İşte bu çelişkiler ve paradokslarla erkeksiliğe ilişkin tartışmaları açmak istiyorum.
ELDA ABREVAYA