You do not currently have permission to view the full text for this document. Please sign in to an account with an active subscription or contact support.
Psikanaliz Yazıları'nın bu sayısı, dosya konusu açısından önceki sayılardan hayli farklı; Düş ve Düşlerin Yorumu, Psikanaliz ve Kadınlık, Yalnızlık, Dürtü gibi sınırları belirli, imleyen/imlenen ilişkisi net, buna karşılık işlenmeye açık konu ve kavramlardan sonra “Erkeksilik” gibi, ilk bakışta belirli anlamsal bir kategoriye gönderme yapmayan bir sözcükle karşı karşıya buluyoruz kendimizi. Sözcük, çünkü her ne kadar dilbilgisi açısından kavram oluşturmak üzere sıfattan türetilmiş bir isim olarak ortaya çıkmışsa da (bazı yabancı dillerde olanın tersine Türkçe'de) böyle bir kavram kendiliğinden oluşmadığı için erkeksilik yerleşmiş terim niteliği taşımayan, sözlüğe başvuru gerektiren ve imleneni tartışılır bir imleyen olarak kalıyor.
Bu yazıyı yazmaya başladığım andan itibaren, bilgisayarımın erkeksiliği tanımayıp yabancı kelime muamelesine tabi tutması sebepsiz değil. Erkeksilik kimi Türkçe sözlük ve yazım kılavuzlarında yer alan, kimisinde almayan bir sözcük. Yer aldığı sözlüklerdeki tanımı da sözlükten sözlüğe değişebiliyor. Örneğin TDK'nın Türkçe Sözlüğü'nün önceki baskılarında yer almazken 9. baskıda kabul görmüş ve karşılığı Erkekliği andıran olarak belirtilmiştir. Bu tanımdan çıkarılabilecek tüm bilgi erkeksiliğin erkekliğe benzeyen, ama erkeklikten farklı bir kategori olduğu; aradaki fark belirtilmemiş. Buna karşılık Ali Püsküllüoğlu'nun Türkçe sözlüğü'nde erkeksilik, 1 erkeksi olma durumu 2 ruhb. Kadınların, bedensel ve ruhsal olarak, erkeklere özgü olan özellikleri göstermesi durumu olarak yer almaktadır. Biraz daha ayrıntılı olan bu tanımdan iki önemli ipucu ortaya çıkmaktadır: Erkeksiliğin ruhbilimde özel bir anlam taşıması ve kadın için kullanılması. Bu durumda erkeksiliğin tanımını ruhbilim sözlüklerinde aramak daha makul görünüyor. TDK'nın Ruhbilim Terimleri Sözlüğü'nde erkeksilik (İng. masculinism)