You do not currently have permission to view the full text for this document. Please sign in to an account with an active subscription or contact support.
Takılma (fr. fixation, ing. fixation, alm. Fixierung)
Türkçe sözlüklerde bu sözcüğe karşılık olarak saptama, sabitleştirme, tespit etme, tutturma önerilse de biz takılma sözcüğünü yeğliyoruz. Takılma, gelişmeye engel olunması, bir yere ilişerek oradan kurtulamamak gibi olumsuz anlamları da içermektedir. Burada da söz konusu olan normal gelişimin bir döneme takılmasıdır çünkü Sigmund Freud'a göre libido, gelişimi sırasında “takıldığı” bir evrenin özgün yapısına uygun olarak düzenlenir.
Özümseme (fr. perlaboration, ing. Working-through, alm. Durcharbeitung)
Ruhsal işleme (fr. élaboration psychique, ing. Psychical working over, alm. Bearbeitung veya Ausarbeitung)
Freud özümsemeyi bastırılmış anıların anımsanması ve aktarımda yineleme ile birlikte analizi başarıya götürecek unsurlardan biri olarak sayar. Analizan, analistinin yaptığı bir yorumu özümseyerek dirençlerini yenmiş olur. Özümsemek aslında bilinçdışı olarak işlemektir. Analizde yalnızca benliğin dirençlerinin değil bilinçdışı öğelerin bastırılmış dürtüsel süreç üzerindeki çekim etkisinin, yineleme zorlamasının yani altbenliğin dirençlerinin de aşılması gerekir. Burada, özümsemek sözcüğünü; özüne katmak, özüyle özleştirmek, sindirmek anlamlarını içerdiğinden öneriyoruz.
Ancak, “özümseme” Freud'un yapıtlarının çevirilerinde sıklıkla “ruhsal işleme” ile karıştırılmıştır. Bu karışıklıkta sözcüğün İngilizce çevirisindeki hatanın payı büyüktür. Çünkü Durcharbeitung'a İngilizce çeviride önerilen working-through'da ki working sözcüğü işleme, çalışma gibi daha çok bilinçli bir süreci çağrıştırmaktadır. Oysa ruhsal