You do not currently have permission to view the full text for this document. Please sign in to an account with an active subscription or contact support.
Aile terapisinin öncülerinden Haley, kendisini ve diğer aile terapisi yaklaşımını benimseyenleri etkilemiş olan en önemli kişinin Harry Stack Sullivan olduğunu belirtir. Psikanalizde içruhsal alandan kişilerarası, ilişkisel, etkileşimsel alana odaklanma yönündeki hareket Harry Stack Sullivan ile birlikte anılır ve Haley'nin belirttiği gibi bu yenilik aile terapisinin ilk uygulayıcıları için büyük esin kaynağı olmuştur. Psikanalizin ilk 40 yılı boyunca dürtü kuramına genel olarak sadık kalınmıştır. Ancak, bu zaman zarfında da Freud'un düşünceleri ile uyuşmayan bazı görüşler ortaya atılmıştır. Jung arketiplere dayanan kuramını geliştirirken Adler de psikanalizi toplumsal ve eğitimle ilgili alanlara yaymıştır. 1930'ların sonlarında psikanalizde Freud'un dürtü modeli ile çatışan yeni bir yaklaşım kendini gösterir: Kişilerarası Psikanaliz. Kişilerarası Psikanaliz'in öncüleri Harry Stack Sullivan, Erich Fromm, Karen Horney, Clara Thompson ve Frieda Fromm Reichmann'dır. Sullivan psikiyatrinin ilgi alanının kişilerarası ilişkiler olması gerektiğini ve kişiliği, bireyin içinde bulunduğu, kişilerarası ilişkiler ortamından ayrı düşünmenin mümkün olmadığını savunmuştur. Kişilerarası psikanalizde çatışmaların dürtülerden ziyade ilişkilerden köken aldığı ve bireyin kendini toplumsal ortamında, ilişkileri içinde keşfettiği kabul edilir. Sullivan, bireyi güdüleyenin gereksinimleri olduğunu ve bu gereksinimlerin kişilerarası alanda kendilerine doyum aradıklarını ileri sürmüştür. Sullivan, kaygıyı ve bunun sonuçlarını temel almıştır. Analizin amacı kaygının neden olduğu unutkanlığın ortadan kaldırılması, konuşulmayanın konuşulur hale getirilmesidir. Terapistin katılımcı/gözlemci