You do not currently have permission to view the full text for this document. Please sign in to an account with an active subscription or contact support.
Psikanalizin ilk yıllarında iki önemli kopuş gerçekleşir. Her ikisi de başlangıçta psikanalizin ateşli yandaşları olan Alfred Adler ve Carl Gustav Jung, Sigmund Freud ve onun öğretisi ile yollarını ayırırlar. Bu ayrılışlar psikanaliz taraftarı veya karşıtı olan ancak psikanalizle ilgilenen meslekten tüm kişilerin ve toplumun ilgisini çekmiştir. Adler ve Jung'un psikanalizden ayrılmalarının dikkat çekmesinin nedeni, psikanalizin yeni gelişmekte olduğu ve halen kuşkuyla karşılanmakta olduğu yıllarda gerçekleşmeleri olabilir. Belki de bu nedenle bu iki kopuş hemen yeni psikanaliz okulları olarak tanınmışlardır.
1902 yılının sonbaharında Freud, Viyana Üniversitesi'nde nevrozların ruhbilimi üzerine verdiği konferansların sadık takipçisi olan hekimleri, Max Kahane, Rudolf Reitler, Wilhelm Stekel'i çalışmalarını tartışmak için kendi muayenehanesinde buluşmaya davet etmiştir. Bu hekimlerin sonuncusu Alfred Adler'dir. Böylece, bu grup o tarihten sonra her çarşamba akşamı toplanmaya başlar. Toplantılara, “Çarşamba Ruhbilim Derneği” adını verirler. Grup her hafta üyelerden birinin bir bildirisini dinler ve konuyu aralarında tartışır. Yeni kişilerin katılımı ile dernek gelişir. 1906'da 17 üyeye ulaşmışlardır. Dernek 15 Nisan 1908'te daha resmi bir ad alır ve o günden sonra “Viyana Psikanaliz Derneği” adı ile yaşamına devam eder. Psikanalitik kuramın ve yöntemin kurucusu olarak Freud'un o dönemde Viyanalı yandaşları üzerinde olağanüstü bir etkisi vardır. Grup içinde son söz