You do not currently have permission to view the full text for this document. Please sign in to an account with an active subscription or contact support.
Psikanaliz henüz genç bir bilim şüphesiz, ama sonuçları değerlendirmek üzere bir an duraklamayı haklı çıkaracak kadar deneyim açısından zengin bir alan; bu yöntemin günümüze kadar kullanımı ile ilgili başarılarını ve başarısızlıklarını değerlendirebilecek ve sonuçlar çıkarabilecek kadar zengin. Bu değerlendirme, çalışmamızı, etkili olmayan yöntemlerin terk edilmesi ile daha verimli, yeni ve umut açısından zengin yöntemlerin benimsenmesi ile ise daha üretici hale getirecektir. Bu bilanço endüstriyel veya ticari bir kurum için ne kadar gerekli ise bilimsel bir etkinlik için de o kadar gereklidir; kongreler, renkli fuarlar veya bilimsel yeniliklerin gösterişli olarak sunulduğu yerler olacağına, sonuçların nesnel bir süzgeçten geçirildiği ortamlar haline gelmelidir.
Analitik yöntemin eleştirisinden söz ettim, ama savaşım yöntemlerinin eleştirisinden de söz edebilirdim; çünkü tüm yenilikçiler ve öncüler gibi yalnızca çalışmalarımız için değil davamız için de savaşmamız gerekti. Önyargısız ve bir bütün olarak algılandığında, psikanaliz, zihinsel süreçler hakkındaki gerekirci yapıda bulunan boşlukları ve bilgimizdeki eksiklikleri doldurmaya çalışan, kuramsal bir bilim olarak görünmektedir. Buna karşın, tamamı ile bilimsel olan bu sorun, günlük yaşamın temellerini, ailenin, okulun ve kilisenin bile dokunulmaz görünen dogmalarının bazılarını, çok yakından ilgilendirmektedir ve nörologların arasında oldukça karmaşa yaratmaktadır. Bu nedenle bizim çalışmalarımızı en nesnel şekilde eleştirebilecek bu kişilerin, gerçeklere ve kanıtlara karşın bizi sopa darbeleri indirmeye çalışmalarına şaşmamak gerekir.