You do not currently have permission to view the full text for this document. Please sign in to an account with an active subscription or contact support.
Psikanalizin gelişimini psikanaliz yayınlarının gelişiminden ayrı tutamayız. Sigmund Freud bunun farkında olduğundan, psikanalizin daha kuruluş yıllarından başlayarak psikanalitik kitap ve dergilerin düzenli yayınlanmasına özel önem vermiştir. Dahası onun yalnızca psikanaliz kitaplarını yayınlayacak yayınevlerinin oluşumunu da cesaretlendirdiğini biliyoruz. Bunu psikanalizin tanıtılması ve yaygınlaşması için bir araç olduğu kadar kurumlaşmasını da sağlayan bir unsur olarak gördüğüne de kuşku yok.
Yüzyıl sonra bu öngörüsünde haklı olduğunu ve bugün psikanalizi ayakta tutan en önemli dayanaklardan birinin psikanaliz yayıncılığı olduğunu görüyoruz. Günümüzde birçok ülkede psikanaliz kitapları yayınlayan uzmanlaşmış yayınevlerinin bulunduğu da önemli bir gerçek. Bu yayınevlerinin çoğunun yalnızca psikanaliz kitapları yayınlamasalar da psikanaliz alanında uzmanlaşmış olduklarını rahatlıkla söyleyebiliriz. Bunlar arasında Fransa'dan Presse Universitaire de France ve Gallimard, İngiltere'den Karnac Books ilk akla gelenlerdir.
Türkiye'de psikanalitik kuramın ve uygulamanın tanıtılması, yaygınlaşması ve daha önemlisi kurumsallaşması için ilk adımları attığımızda yayıncılık alanında da etkin bir çaba içinde olmak gerektiğini biliyorduk. Öte yandan ülkemizde psikanaliz kitaplarının yayınlanmasının birçok yayınevi tarafından hevesle üstlenildiğinin de farkındaydık. Yayınlanan psikanaliz kitaplarının çoğu geniş bir kesimin ilgisini çekmekte ve yayınevleri için hem maddi hem de manevi açıdan katkılar sağlamaktaydı. Ancak bu iyi niyetli çabalara karşın yayınların çoğunun arzu edilen düzeyde olmadığı da açıktı. Bunun bir nedeni çeviri kalitesinin düşüklüğü, bir başkası yayınlanan kitapların rastgele seçilmiş olmasıydı. Ama asıl önemlisi bütün bu yayınlar çoğu zaman sürekli ve