You do not currently have permission to view the full text for this document. Please sign in to an account with an active subscription or contact support.
Gelecek yıl yüzüncü kuruluş yıldönümünü kutlayacak olan ve Sigmund Freud tarafından kurulan Uluslararası Psikanaliz Birliği (IPA), psikanalizin gelişiminin ve psikanaliz geleneğinin kuşaklardan kuşaklara aktarımının garantörü olmuştur. Birliğin yüzyıllık geçmişi üzerinde yazılacak çok şey var elbette. Ancak burada geçtiğimiz temmuz ayında Şikago'da düzenlenen Uluslararası Psikanaliz Birliğinin 46. Kongresinden yola çıkarak bazı önemli noktalar üzerinde duracağım. İki yılda bir yapılan Uluslararası Psikanaliz Kongrelerinin sonuncusunun teması “Convergences and Divergences” “Yöneşmeler ve ayrışmalar”dı. Kongreye de başkanlık eden IPA başkanı Brezilyalı psikanalist Claudio Eizirik açılış konuşmasında, yöneşmeler ve ayrışmaların dört yıllık başkanlığında ona yön gösteren ilkeler olduğunu açıkladı. Gerçekten de Eizirik yönetiminde 33 ülkeden yaklaşık on iki bin psikanalisti bir araya getiren bu dev kurum, farklılıkların yanında benzerliklerin de altının önemle çizildiği bir dönem geçirdi.
Uluslararası Psikanaliz Birliği farklı psikanalitik yaklaşımları, farklı kuramsal ve uygulama modellerini yüzyıl boyunca bir çatı altında toplamayı başarmış köklü bir kuruluştur. Ancak birliğin bu uzun tarihinin, içinde yaşanılan dünyanın geçirdiği değişimler göz önüne alınmadan okunması olanaksızdır. Dünyanın geçirdiği iki büyük savaş, daha sonraki soğuk savaş dönemi ve son yirmi yılda ortaya çıkan büyük değişimler, IPA'nın gelişimini ve büyümesini şüphesiz bir hayli etkilemişlerdir. Birliğin başkanları da ekipleriyle birlikte IPA'nın bu değişimlere ve gelişmelere uyum sağlaması için çabalamışlardır. Örneğin son dönemin başkanlarından Otto Kernberg, Sovyet blokunun dağılmasının ardından psikanalizin Doğu Avrupa ülkelerinde de gelişimini sağlayacak adımlar atmıştır. Onu izleyen Daniel Widlöcher