You do not currently have permission to view the full text for this document. Please sign in to an account with an active subscription or contact support.
Psikanalitik formasyon psikanalist olmak sürecinin adıdır. Bu ne yalnızca eğitimdir ne de öğretim. Bunları içermekle birlikte daha çok yapılanma, olgunlaşma, gelişme, kurulma, biçimlenme ve hatta oluşma olarak tanımlanabilir. O nedenle genellikle Türkçe sözcükleri yeğlememize karşın şimdilik formasyon* sözcüğünü koruyoruz.
Bu seçimimiz aslında psikanalist olmanın tanımının zorluğunu da göstermektedir. Psikanalistlik kesinlikle bir meslek değildir, olsa olsa sanata, zanaata benzerliğinden söz edilebilir. Üstelik psikanalist olmak süreci, bir yandan kuramsal ve klinik seminerler gibi eğitim ve öğretimi çağrıştıran unsurlar içerse de, hiçbir “meslek” grubundan beklenmeyen bir kendini “mesleğin” uygulama sürecine bırakmak gibi bir temel kuralı kabul etmiştir. Yani analist olmak isteyen kişinin bizzat analizden geçmesi gerekmektedir.
Bu şaşırtıcıdır çünkü alışılmış olan, terzinin kendi söküğünü dikememesidir. Oysa psikanalist olmak isteyenden beklenen, önce kendi söküğü ile uğraşması, onu dikmeye, olmuyorsa yamamaya çalışmasıdır.
İşte böylesine alışılmışın dışında, tarihsel süreçte yepyeni ve devrimci bir atılımla ortaya çıkan bir kuramı ve bir uygulamayı aynı nitelikleri taşıyan bir “oluşma-biçimlenme” sürecinden geçerek düşünmek ve uygulamaya çalışmak psikanalizi, onun kurucusunun tanımıyla olanaksız üç “uğraş” arasına sokmuştur.
Psikanaliz Yazıları'nın bu dosyasında Psikanalitik Formasyon üzerine yazılmış metinlere yer veriyoruz. Dosyanın ilk yazısı bu konudaki tarihsel gelişimi yorumlamaktadır. Daha sonra yer verdiğimiz iki yazı, S. Ferenczi ve S. Bernfeld'in yazıları, psikanaliz tarihinin önemli dönemlerinde