You do not currently have permission to view the full text for this document. Please sign in to an account with an active subscription or contact support.
Eylül 1994, ülkemizin ilk psikanaliz derneğinin çekirdeğini oluşturan İstanbul Psikanaliz Grubu'nun kuruluş tarihi. Eylül 2014'de yirminci kuruluş yılını doldurduk. Daha önceki bir kutlama yazısında1 psikanaliz hareketimizin tüm önemli dönemeçlerini kronolojik bir şekilde sıralamıştım. Daha sonra da önemli olaylar oldu elbette; örneğin İstanbul Psikanaliz Derneği, 2012 yılında Uluslararası Psikanaliz Birliği tarafından “aday dernek” olarak kabul edildi. Böylece bir yandan Birliğin karar organlarında söz hakkı elde etti, bir yandan da adaylarının formasyonunu özerk bir biçimde düzenleme ve yürütme olanağına kavuştu. Ancak, bu kez kronolojik bir sıra yapmak ve ülkemiz psikanalizinin niceliksel ve niteliksel adımlarını, kurumsal olarak gerçekleştirdiği gelişmeleri tek tek sıralamak yerine, kısa bir değerlendirme yapmayı ve geleceği tartışmayı yeğleyeceğim.
Evet, ülkemiz psikanalizi yirminci yılında kurumsallaşmasını hemen hemen tamamladığına göre,2 bundan sonrasıyla ilgili hedefleri saptayabilir ve öncelikle nasıl bir psikanaliz tasarladığımızı tartışabiliriz. Ancak bu soruyu “Türkiye psikanalizi nasıl olmalı?” şeklinde sormak hatalı olacaktır. Çünkü yüz yılı aşan tarihinde kimi kez birbirine tümüyle aykırı gibi görünen kuramsal yaklaşımlar ortaya atılmış olsa da hep tek bir psikanalizin var olduğunu kabul etmek daha doğrudur.3 Burada bir itiraz yapılabilir ve örneğin Fransız veya İngiliz psikanalizlerinden