You do not currently have permission to view the full text for this document. Please sign in to an account with an active subscription or contact support.
Psikanaliz Yazıları'nın 32. sayısının dosyası imge ve söze ayrıldı. Psikanaliz elbette ilk analizanın da dediği gibi bir konuşma/söz tedavisidir. Ancak psikanalizin kurucu metinlerinden en önemlisinin düşler üzerine, yani düşsel imgeler üzerine olduğunu da unutmamak gerekir. Öte yandan Sigmund Freud için öznel gerçekliğin varlığının en somut kanıtı da insan ruhsallığının düşlem oluşturabilme yetisidir. Söz, sözcük işitsel olanı çağrıştırır imge ise daha çok görsel olana gönderme yapar.
Sigmund Freud psikanalitik uğraşta sözü başat hale getirmiş ama bir yandan da analist ve analizanı birbirlerinin görme alanından çıkararak psikanalitik çifte çok geniş ve özgür bir imge alanı sunmuştur. Psikanaliz böylece düş, düşlem, varsanı gibi sözün ve dil yetisinin ötesindeki çoğu kez görselliğe gönderme yapan ruhsallık ürünlerini uğraşının temeline yerleştirmiştir. Bunun hem insan ruhsallığını anlamakta hem de klinik çalışmada ne denli çok boyutlu ve zengin bir alan açtığı açıktır.
İmge ve söz birbirine kimi kez eklemlenerek kimi kez ayrımlaşarak ve ruhsallığın yaratım eylemleri ve elbette ürünleri olarak ona, hareket ve özgürlük kazandırır, iç ve dış gerçeklik arasında bağlar kurulmasını sağlar ve dahası öznenin varoluşu için zorunlu olan ötekinin yaratılmasını bir karşılıklılık ve tamamlayıcılık ilişkisi içinde oluşturur.
Bu dosyada yer alan yazılar, günümüz psikanalizinin temel konularından olan imge ve söz ilişkisini farklı yönleriyle ele almaya çalışmaktadır.
TALAT PARMAN