You do not currently have permission to view the full text for this document. Please sign in to an account with an active subscription or contact support.
Psikanaliz Yazıları'nın yolculuğunun nereden başladığından bahsedildi, ben bu yolculuğa son beş duraktan itibaren dahil oldum. Yolculuğun güzergahına baktığımıda bir geleneği yerleştirmek için verilen çabayı, sabırla, emekle, fedakarlıkla döşenmiş bir yolu gördüm. Bir hayali gerçekleştirmek için çıkılan yol geçmiş kuşaklardan yazıyla ulaştırılanı gelecek kuşaklara aktarıyor. 31 sayı boyunca ortaya konan üretim, paylaşım ve birliktelik adeta İstanbul Psikanaliz Derneği'ni dışarıyla buluşturan bir pencere olmuş. Derginin her dosyası düşündürüp sorular sordururken aynı zamanda yeni dosyayı heyecanla beklememize kapı aralıyor, kendimizi bir sonraki durağı beklerken buluyoruz. Belki Psikanaliz Yazıları için dergi demek mütevazılık olur, her bir sayısı defalarca dönülen, okunulan, kaynak ve referans gösterilen kitaplar gibi, neredeyse yarıya yakın sayı, ikinci basımını yapmış, üçüncü basımı olanlar da var.
Psikanaliz Yazıları'nı gözden geçirirken dikkat çeken unsurlardan biri ilk zamanlar çeviri ve özgün yazılar ağırlıktayken ilerleyen sayılarda telif yazıların gözle görülür oranda artmış olduğu. Bu da psikanaliz hakkında bizim söyleyecek sözümüzün, üretimimizin arttığını gösteriyor. Bir diğer dikkate değer şey dergideki yazıların dünyanın çeşitli ülkelerinden yazarlara yer vermiş olması, yıllar içinde yelpaze oldukça genişlemiş.
Yirmibeşinci duraktan itibaren katıldığım bu yolculuğun hareketli bir ritmi var, dosya konusu belli olup yazılar toplanmaya başladığı zamanlarda hava oldukça sakinken, basıma yaklaşınca kuvvetli bir rüzgar esmeye başlıyor, herşeyin hızı artıyor, rüzgar biraz da önüne