You do not currently have permission to view the full text for this document. Please sign in to an account with an active subscription or contact support.
Bir geleneğin oluşması şüphesiz kuşakların varlığına bağlıdır. Ancak kuşakların varlığının da tek başına yeterli olmadığı, kökensel değerlerin de kuşaklar boyunca iletilmiş olması zorunludur. Üstelik bu iletimin nasıl yapıldığı da önemlidir. O nedenle kalıt (miras) konusu her zaman ve birçok açıdan tartışmalıdır.
“Her zaman” derken, gelenekte birçok kuşağın yer almasının söz konusu olması gerekliliğinden yola çıkarak her kuşağın bir öncekinden aldığının ya da aldığını düşündüklerinin ve bir sonraki kuşağa aktardıklarının ya da aktardıklarını sandıklarının her zaman eşit bir şekilde değerlendirilmediğini de kabul etmek gerekir. Zaman burada hem sürekliliği sağlayan hem de kesintilere, kırılmalara neden olan ana unsurdur. “Biz size böyle mi öğrettik?” ve “Ne verdiniz ki siz bize?” yakınmaları farklı kuşaklar tarafından dile getirilmiş olsa da aslında bu, değiş-tokuş ilişkisinin -hadi buna “kuşaklararası ticaret” diyelim- değerler düzeyindeki tartışmasıdır.
“Birçok açıdan” derken de kalıtın kime iletildiği ya da kime iletilmediği ya da kime ne oranda iletildiği konularındaki tartışmalara işaret edilmektedir. Çünkü her bireyin kendine özgü bir açısı vardır ve kalıt sorununu bu açıdan bakarak sorgulayacaktır. İşte her yerde ve her zaman görülen “kardeşler arası miras kavgalarının” nedeni budur. “Bizimkiler en çok beni sevdi ve ondan en çok bana ilettiler/ iletmeleri gerekiyor” savı tarihsel süreç içinde kendini bir soy zincirine dahil eden her bireyin ruhsallığında mutlaka ama mutlaka yankılanır. Aynı şekilde “ötekini daha çok sevdiler, hep ona verdiler” yakınması da insanları belli bir geleneğe dahil etmek isteyen tek tanrılı dinlerin ilk cinayet olarak kabul ettiklerinin, Habil-Kabil olgusunun kökeninde yer alır.
Eğer psikanaliz söz konusu ise tartışma zorunlu olarak Sigmund Freud ve onun bize aktardıkları ya da bizim ondan aldığımızı sandıklarımız etrafında yapılacaktır. “En çok Freudcu olan benim” önermesi