You do not currently have permission to view the full text for this document. Please sign in to an account with an active subscription or contact support.
Yorum teknik bir konudur. Bir diğer teknik konu olan çerçeve gibi o da psikanalitik sürecin bir parçasıdır. Ancak iki teknik konu arasında bir takım farklar vardır. Çerçeve, kuralları ve değişmezleriyle üzerine konuşma, yazma ve tartışmanın nispeten kolay olduğu daha somut veriler sunarken, yorum oldukça karışık ve belirgin olmayan imalarıyla tartışılması zor bir alan yaratır. Teknik bir konuda yazmak zorken, yorum gibi her psikanalitik süreçte farklı işleyen bir görüngü hakkında yazmak daha da zordur. Çünkü az önce de belirttiğim gibi her psikanalitik süreç bir diğer sürece benzemeyen kendine özgü bir işleyişe sahiptir. Her analist-analizan ikilisi biriciktir ve diğer analist-analizan ikilisinden farklı bir süreç içinde birbirleriyle etkileşimde bulunurlar. Hatta analist-analizan ikilisinin sadece bir değişkeni (yani sadece analist ya da sadece analizan) değiştiğinde bile süreç tamamen farklı bir özgüllük içinde akacaktır. Analist-analizan ilişkisi oldukça özel bir ilişkidir ve bu, ikilinin arasında diğerlerinin anlaması zor olan ortak bir dil oluşturur. Süreç, zaman içerisinde bu ortak dil etrafında şekillenir ve kendine has anlamları olan ortak sözcükler dolanıma girerler. Yorum diye adlandırdığımız, psikanalitik sürecin analiste düşen teknik tarafı; ortak dilin ve analiz odasında biçimlenen duygulanımların bir takım ortak sözcükler ya da seslerle ifadesini içerdiğinden bazen üçüncünün anlamı keşfetmesi oldukça zordur. Hem analist hem analizan için bu denli öznel bir alanda dolanan ve o alana özgü sözcüklerden türetilen yorum hakkında nesnel verilere dayanan genel teknik kurallar ve bir paradigma oluşturmak neredeyse imkânsızdır.
Psikanalizin ilk yıllarında yorum, bilinçdışını bilince taşımanın ya da bilinçdışının dilini bilincin diline çevirmenin bir aracı olarak tanımlanmıştır.