You do not currently have permission to view the full text for this document. Please sign in to an account with an active subscription or contact support.
Yirmi beşinci yıl…
Bundan yirmi beş yıl önce 27 Eylül 1994'te İthaka Danışmanlık merkezinde Türkiye'de psikanalizin kurumsallaşmasının ilk adımı atıldı ve “İstanbul Psikanaliz Grubu” kuruldu. Ancak bu ilk adımın elbette bir hazırlık aşaması vardı; o da 15 Aralık 1993 tarihinde İçgörü Danışmanlık Merkezi'nde psikanaliz kurumu üzerine yaptığım konuşmadır.
Aradan geçen zamanda ortaya çıkanlar bu tarihi Türkiye'de psikanalizin kurumsallaşmasının başlangıç tarihi olarak kabul etmemizi doğruluyor. Çünkü o tarihten sonra oluşan hareket, 2001'de ülkemizin ilk psikanaliz derneği olan İstanbul Psikanaliz Derneği'nin (İPD) ve hemen iki yıl sonra 2003'de İstanbul Psikanalizi Eğitim, Araştırma ve Geliştirme Derneği'nin (Psike İstanbul) kuruluşuna yol açtı. Dahası her iki dernek zaman içinde büyüdüler, geliştiler ve Sigmund Freud'un kurucusu olduğu Uluslararası Psikanaliz Birliği'ne (IPA), “İPD” Temmuz 2017'de, “Psike İstanbul” ise Temmuz 2019'da, “bileşen dernek” yani özerkliği ve yeterliliği tanınmış dernekler olarak kabul edildiler.
Öyleyse 1994 ülkemizde psikanalizin kurumsallaşmasının başlangıç tarihidir. Ancak elbette Türkiye'de psikanalize olan ilgi hayli eskidir. Sigmund Freud'un ve diğer psikanalistlerin kitaplarının yayınlanması-nın tarihi neredeyse dünya psikanalizinin tarihiyle çağdaştır.1 Psikanaliz bilimsel bilgi olarak yüzyıla yakın süredir Türkiye'de tanınmakta ve orta ve yüksek öğreniminde ders kitaplarında ona yer verilmektedir. Dahası, psikiyatri ve psikolojinin yanı sıra insan bilimleri ve sanatsal yaratıcılıkla ilgili alanlarda psikanalize hayli uzun süredir gönderme yapılmaktadır. Öte yandan psikanalizin uzun yıllardan beri ülkemiz