You do not currently have permission to view the full text for this document. Please sign in to an account with an active subscription or contact support.
Cocukların yalan söylediği, yalan söylerken de yetişkinlerin söylediği yalanları taklit ettikleri anlaşılır bir durumdur. Ancak iyi yetiştirilmiş çocukların söylediği birtakım yalanların daha özel anlamları bulunur; bu yalanlar, bakım verenleri kızmaktan ziyade bunlar üzerinde düşünmeye sevk etmelidir. İşte bu yalanlar yoğun sevgi duygusunun etkisinde ortaya çıkar ve çocuk ile sevdiği kimse arasında bazı yanlış anlaşılmalara yol açmaları durumunda tehlike arz ederler.
Yedi yaşında (ikinci sınıfa giden) bir kız çocuğu Paskalya yumurtalarını boyamak için boya almak üzere babasından para istemiş; babası ise hiç parası olmadığı gerekçesiyle kızın bu isteğini geri çevirmişti. Kısa bir süre sonra küçük kız, yakın zamanda vefat eden prensesin cenazesine gönderilecek çelenk için toplanan bağışa vermek üzere babasından yine para istemişti. Okuldaki çocukların her birinden elli pfennig toplanacaktı. Babası kıza on mark vermiş, kız da bağış miktarını ödedikten sonra dokuz markı babasının çalışma masasına geri koymuştu. Geri kalan elli pfennigle boya alıp oyuncak dolabına saklamıştı. Yemekte babası şüphelenerek kaybolan elli pfennigle ne yaptığını, boya alıp almadığını sormuştu. Kız almadığını söylemişse de yumurtaları beraber boyamak istediği, kendisinden iki yaş büyük olan ağabeyi onu ispiyonlamış, boyalar dolapta bulunmuştu. ÇOok sinirlenen baba, suçluyu cezasını çekmek üzere annesine teslim etmiş, ceza da en ağır biçimde