You do not currently have permission to view the full text for this document. Please sign in to an account with an active subscription or contact support.
Psikanaliz Yazıları’nın 43. sayısını psikoza ayırdık. 2004 yılında İstanbul Psikanaliz Derneği, Uluslararası İstanbul Psikanaliz Buluşmaları etkinliğinde bu konuya yer vermişti. Aradan geçen on yedi yılın ardından derneğimiz büyüdü, etkinliklerimizin sayıları arttı ve kapsamları genişledi. Freud'dan günümüze psikoza yaklaşım da dönüşümler geçirmeye devam ediyor.
Freud yazılarında psikotik durumlara değinmişse de bu konuda en kapsamlı yorumlarını Bir Paranoya Vakasının Otobiyografisi Üzerine Psikanalitik Açıklamalar (Başkan Schreber)1 ve Nevroz ve Psikozda Gerçekliğin Kaybı2 metinlerinde yapmıştır. Bu metinlerinde psikozu, temel olarak nevrozla farklılığı üzerinden açıklar; nevroz, benlik ve altbenlik arasındaki çatışmadan, psikoz, benlikle dış dünya arasındaki çatışmadan, yani dış gerçeklikle ilişkinin bozulmasından kaynaklanır. Her ikisinin de ortak noktası altbenliğin dış dünyaya isyanının dışavurumudur. Günümüzde Freud'un psikoz, nevroz ayrımına getirdiği bu açıklamalar kuramsal olarak hâlâ tartışılmaya devam etmektedir.
Dış dünya benliği iki şekilde etkiler; ilki sürekli yenilenen ve şu anda hazır bulunan algılarla, dış dünyanın şu anda algılanmasıyla, ikincisi benliğin bir bölümünü oluşturan yaşamın başlangıcından itibaren dış dünyaya ilişkin algılananların depolanmasıyla şekillenmiş olan iç (ruhsal) dünya yoluyla. Freud'a göre psikozda hem güncel algılarıyla birlikte dış dünya reddedilmektedir hem de dış dünyanın temsillerinden oluşmuş iç dünya anlamını yitirmektedir. Dış dünya ve temsillerinin verebileceği bir doyum yoktur, bu nedenle de yatırım geri çekilmiş ve yeni bir iç ve dış dünya, yeni bir iç ve dış gerçeklik yaratılmıştır. Psiko
tik kişi gerçekliğe geri dön