You do not currently have permission to view the full text for this document. Please sign in to an account with an active subscription or contact support.
Bebek Gözlemi, ilk kez 1940’larda Tavistock’ta çocuk ergen terapistlerinin eğitimi için John Bowlby’in önerisiyle gündeme gelmiş, 1950’li yıllarda da Esther Bick’in girişimiyle Londra Psikanaliz Cemiyeti’nde psikanalitik formasyonun bir parçası olmuştur. Ülkemizde bebek gözlemi çalışmaları ise 2000’li yılların başında önce İzmir’de başlamış ve kısa bir süre sonra İstanbul’da devam etmiştir. Bu alandaki çalışmalar gittikçe yoğunlaşmış, son dönemde İstanbul Psikanaliz Derneği Çocuk Ergen Psikanalizi Formasyonu’nun da bir bileşeni olmuştur.
Bebek gözlemi yöntemi, erken dönem nesne ilişkilerini anlamak açısından psikanalitik kuram ve kliniğe önemli katkılar sağlamıştır. Gözlem sayesinde bebeğin yaşamının başlangıcından itibaren duygusal ve zihinsel gelişiminin farklı aşamalarına ya da bu gelişimi engelleyen durumlara doğal ortamında tanıklık edilmektedir. Yöntem, ilkel psikosomatik işleyişi anlama ve uygun bakım ve koşullar yaratılmadığı hallerde ileride ortaya çıkacak patolojilere dair öngörü alanı açmaktadır.
Kleinyen kuram ve bebek gözleminin de etkisiyle psikanaliz seansına bakış da değişmeye başlamış, iki özne arasında gelişen bilinçdışından bilinçdışına derin iletişimi ön plana çıkaran yeni kavramsallaştırmaların ortaya çıktığı görülmüştür. Annenin, bilinçdışı olarak bebeğin ilkel bilincine karşı duyarlı olma ve anlam verebilme kapasitesine; bebeğin anlamlandıramadığı kaygı ve dehşetini, yansıtmalı özdeşleşme yoluyla annesine aktardığına; annenin bu kaygı ve dehşeti kapsayıp, içine alarak dönüştürdüğüne, etkisini katlanılabilir hale getirdiğine; böylece bebeğin dünyaya ait algısını geliştirmesine yardım ettiğine gözlem sırasında birebir tanıklık edilir. Her ne kadar bebeğin doğal ortamına gözlemcinin varlığının duygusal etkisi olsa da gözlem sırasında sadece anne bebek ilişkisi değil, bebeğin aileye katılmasıyla birlikte
aile dinamikleri de değişime uğramaktadır. Bebeğin yaşamında babanın rolü ve işlevi, kardeş ilişkileri, üst kuşaklar ve diğer bakım verenlerin etk