You do not currently have permission to view the full text for this document. Please sign in to an account with an active subscription or contact support.
1949 gibi erken bir tarihte, psikanalitik eğitime Esther Bick1 tarafından sunulan bebek gözlemi yıllar içinde sadece psikanalitik çocuk psikoterapisinin değil, aynı zamanda tüm dünyadaki yetişkin psikanalitik eğitim programlarının temel bir direği haline geldi.
Bebek gözlemi, adayın bir bebeğin psişik gelişiminin erken aşamalarını incelemesinden ziyade, yeni doğan bir bebeğin kendine özgü bir yolla dünyaya girişi ve anne/bakımveren ve diğer aile üyeleri ile birincil ilişkilerini oluşturması ve onun en arkaik deneyimleri ile temasa geçmesidir. Bion’un terimleriyle, bebek gözlemi gözlemciye
* Bu makalenin daha önceki bir versiyonu 2007 yılında International Journal of Infant Observation’da “Containment and Differentiation - Notes on The Observer’s Maternal and Paternal Function” başlığıyla yayımlanmış; 27 Nisan 2018 tarihinde İstanbul Çocuk ve Ergen Psikanalitik Psikoterapi Derneği’nde Psikanalitik eğitimde Bebek Gözlemi’nin işlevi iç grup konferansında “The Learning Experience of Infant Observation - Developing The Capacity to Listen, See, Contain, and Regulate The Emotional Distance” başlığıyla sunulmuştur.
** , “Notes on Infant Observation in Psycho-analytic Training”. International Journal of Psycho-Analysis 45, 1964, 558-566.
*** Çocuk ergen psikoterapisti, yetişkin analisti, İtalyan Psikanalitik Çocuk Psikoterapisi Derneği eski başkanı
, “Notes on Infant Observation in Psycho-analytic Training”. International Journal of Psycho-Analysis 45, 1964, 558-566.
sadece erken çocukluk gelişimi hakkında öğrenme değil, derin duygulanımsal seviyelerde deneyimden öğrenme fırsatı sunar.2
Gözlem sürecinin başlangıcında, doğacak bebeği olan bir aile aramaya başladığında, gözlemci adayının önünde uzanan duygulanımsal deneyimin karmaşıklığını öngörmesinin hiçbir yolu yoktur. Yine de gebe bir anne arayışı başladıktan sonra, müstakbel gözlemci beklenmedik olsa da belirli duygulanımsal hallerle karşılaşmaya eğilimli olmaya başlar. Şüpheler yüzeye çıkar ve endişeler belirir: “