You do not currently have permission to view the full text for this document. Please sign in to an account with an active subscription or contact support.
P sikanaliz Yazıları’nın 46. sayısının hazırlıklarına başlarken ülkemizde art arda iki büyük deprem oldu, hayat durdu. Ruhsallığımızın temsil kapasiteleri tamamen aşılmıştı, altüst olmuştuk: Kavranamaz ve kabullenilemez zamanlara yayılan “Sesimi duyan var mı” haykırışlarıyla nefessiz kaldık. Ne olduğunu, sınırlarını, kapsamını idrak etmemiz zaman aldı; yeniden düşünebilmek, üretebilmek, destek olabilmek, yeniden inşa edebilmek ve aksayan ruhsal süreçleri yeniden düzenlemek için dayanışma ağının bir parçası olduk. Depremin bireylerin ve toplumun ruhsallığına etkilerini ve sonuçlarını çalışmanın, uzun yıllar devam edeceği, hayatımızın eskisi gibi olmayacağı bilgisiyle gündelik yaşam yeniden akışına dönmeye başladı ve biz de böylece biraz gecikerek de olsa 46. sayının hazırlıklarına yeniden dönebildik.
Bu sayıda dosya konumuz Freud'un çocukluk cinselliğini beş yaşında bir çocuğun gözlem raporları üzerinden kaleme aldığı “Beş Yaşındaki Bir Erkek Çocukta Fobinin Analizi” olacak. Küçük Hans vakası, babası Max Graf’ın iki yıldan uzun bir süre tuttuğu notlardan oluşmaktadır. “Yetişkin bir nevrotiği psikanalizle tedavi eden hekim, ruhsal yapının örtülerini uyguladığı tedaviyle teker teker kaldırdığında, nihayet, çocuk cinselliği üzerine kimi varsayımlara ulaşır ve sonraki yaşlarda ortaya çıkan bütün nevrotik semptomların itici güçlerini çocuk cinselliğinin bileşenlerinde bulduğuna inanır. (…bu temel önermelerin daha doğrudan, daha kısa yoldan elde edilmiş kanıtlarını görme isteğini bir psikanalist dahi kendisine itiraf edecektir.) Bütün insanlarda ortak, nevrotiklerde ise daha belirgin veya çarpık olduğunu iddia ettiğimiz ve yetişkinlerde güçbela ortaya çıkarabildiğimiz cinsel heyecanları ve arzu oluşumlarını çocukta dolaysız bir şekilde bütün tazeliğiyle gözlemlemek
hiç imkânsız olabilir mi?”1 Böylece Küçük Hans, çocuk cinselliğinin varlığına dair Cinsellik Üzerine Üç Deneme’de ileri sürdüğü varsayımları daha doğrudan değerlendirmesine olanak sunmuştur. Çocuk cinselliğinin