You do not currently have permission to view the full text for this document. Please sign in to an account with an active subscription or contact support.
Beni bir bilgi dalını yahut tevazu ile ifade etmek gerekirse yeni bir araştırma dalını, bu alanda eğitim görmemiş bir topluluğa takdim etmeye koyulan bir yazar iki yöntem ya da teknik arasından birisi hususunda kararını vermelidir.
Onunla ilk aşamada çatışmadan, her okurun bildiği (ya da yazarın bildiklerini düşündüğü) ve kendiliğinden anlaşılır bellediği şeyler ile başlamak mümkündür. Kısa zaman içerisinde aynı çalışma alanı içerisinde kendisinin malumu olmalarına karşılık şimdiye dek ihmal ettiği yahut gereğince takdir etmediği olgulara dikkatini çekme fırsatı doğacaktır. Bunlardan başlayarak bir kimse okura onlar hakkında hiçbir bilgiye sahip olmadığı daha ileri olguları takdim edebilir ve böylelikle onu daha önceki hükümlerinin ötesine geçme, yeni bakış açıları arama ve yeni önermeleri dikkate alma zorunluluğuna hazırlayabilir. Bu yol ile okur yeni bir kuramın hazırlığına müdahil edilebilir ve bu ortaklaşa çalışma süresince onun itirazları ele alınabilir. Böylesi bir yönteme genetik denilebilir. Bu yöntem, araştırmacının kendisinin daha evvelden geçtiği bir yolu takip eder. Tüm avantajlarına rağmen öğrenen kişi üzerinde yeterince çarpıcı bir etki bırakamamak gibi bir kusuru vardır. Nasıl doğduğuna ve ne kadar yavaş ve zorlu bir olgunlaşma döneminden geçtiğine tanıklık ettiği bir şeyden, bu şey kendisine hazır ve dört başı mamur bir şekilde sunulduğunda söz konusu olacağı kadar çok etkilenmeyecektir.