You do not currently have permission to view the full text for this document. Please sign in to an account with an active subscription or contact support.
Psikanaliz Yazıları’nın 47. sayısının dosya konusu, “sembiyoz” olarak belirlendi.
Psikanalitik karşılaşmalarımızda analizanlarımızla çalıştığımız temel konuların başında sıklıkla ilişkileri ve ilişki kurma biçimleri, anne ya da ilk bakım verenlerle kurdukları yakınlıkları gelir; analiz süresince de ilişki kurma biçimlerindeki dönüşüm, gelişim ve değişimlere tanıklık ederiz.
Psikanalitik kuramın gelişim sürecine baktığımızda S. Freud sonrası kuramcıların ödip öncesi döneme ilgilerinin arttığını ve bu bağlamla ilişkili yeni kavramları kurama eklemiş olduklarını görürüz. Freud, kuramında bebeğin yaşamının ilk döneminde nesneyle ayrışmamış olduğundan, birincil narsisizmden ve otoerotizmden söz eder. M. Klein ile başlayarak söz öncesi dönemle gittikçe daha yoğun ilgilenen M. Balint, T. Benedek, D. Winnicott, M. Mahler ve J. Bleger gibi kuramcılar ise insan yavrusunun gelişim evresindeki bu erken dönemi daha ayrıntılı tanımlamaya odaklanarak, özellikle anne bebek ilişkisi ile otizm ve çocukluk çağı psikozu üzerine çalışmalara yoğunlaşırlar.
Sembiyozu ilk kavramlaştıranlardan M. Mahler'in “normal sembiyotik dönem” olarak adlandırdığı dönem, bebeğin iki ile beşinci aylarını kapsayan süreçtir. Annenin rahatlama ve uyumun garantörü olmadığını yavaş yavaş ayırt eden bebekte gereksinim-doyum döngüsünün salınımlarına duyarlılıklar, nesne ilişkisinin duygusal olarak başladığını gösterir. Mahler, normal sembiyotik dönemin en önemli özelliğinin bebeğin duygusal bir bağ oluşturma yetisi olduğunu, biyolojik ve ruhsal doğumun aynı zamanda gerçekleşmediğini söyler, bebeğin yaşamın ilk altı ayındaki normal otizm ve normal sembiyotik dönemi takiben ayrılma bireyleşme aşamalarından da geçmesi gerektiğine vurgu yapar. Anneyle kurulan ilişki, sadece bakım, beslenme ve sevgi temelli değildir, anne, varlığıyla güven de verendir. Kişinin kuracağı sonraki tüm ilişkilerine
zemin hazırlayacak süreçler bu ilişkiler içinde biçimlenir. Bu kurucu ilişki anneden başarıyla ayrılabilmenin önkoşuludur.
Semb