You do not currently have permission to view the full text for this document. Please sign in to an account with an active subscription or contact support.
Büyümekte olan bir bireyin ailesinin otoritesinden ayrışması, gelişimin en gerekli, bir o kadar da acı verici dönüm noktalarından biridir. Bu ayrışmanın gerçekleşmesi son derece önemlidir, her normal insanın da bu ayrışmayı bir dereceye kadar sağladığı varsayılabilir. Aslında bir toplumun ilerlemesinin temelinde iki kuşak arasındaki bu zıtlık yatar. Öte yandan bu görevde başarısız oldukları durumlarından anlaşılan bir de nevrotikler sınıfı vardır.
Küçük çocuk için başlangıçta ebeveynleri hem yegâne otorite hem de tüm inanışların kaynağıdır. Onlar gibi, yani hemcinsi olan ebeveyn gibi olmak, anne-babası gibi büyümek bu çocukluk yıllarının en yoğun ve en önemli arzusudur. Ancak entelektüel gelişimiyle paralel olarak, çocuğun zamanla ebeveynlerinin ait olduğu sınıflarla tanışması kaçınılmazdır. Çocuk artık başka ebeveynler tanır, onları kendi ebeveynleriyle karşılaştırarak kendi ebeveynlerine atfedilen kıyas kabul etmezlikten ve eşsizlikten şüphe etme hakkına sahip olur. Çocuğun yaşamında kendisini tatminsiz hissetmesine neden olan küçük olaylar, anne-babasını eleştirmeye başlamasına ve bu eleştirel tutumunu desteklemek için diğer ebeveynlerin bazı açılardan onlara tercih edilebilir olduğuna dair yeni edindiği bilgiyi kullanmasına yol açar. Nevrozların psikolojisinden biliyoruz ki buna yol açan, diğer pek çok faktörün yanı sıra temelde en güçlü cinsel rekabet dürtüleridir. Bu tür provokasyonlarda mesele de açıkça ihmal edilmişlik duygusu etrafında şekillenir. Çocuğun ihmal edildiği veya en azından ihmal edildiğini hissettiği, anne-babasının sevgisinin tamamına hasret kaldığı ancak bilhassa bu sevgiyi kardeşleriyle paylaşmak zorunda olduğu için üzüntü duyduğu pek çok
* Bu yazı S. Freud'un “Der Familienroman der Neurotiker” başlıklı Almanca aslından çevrilmiştir.
durum söz konusudur. Sonradan, kendi yakınlığına tam bir karşılık bulamama hissinin acısını, erken çocukluktan itibaren bilinçli olarak da hatırlanan üvey çocuk veya evlat edinilmiş çocuk olma düşüncesiyle çıka