You do not currently have permission to view the full text for this document. Please sign in to an account with an active subscription or contact support.
Değerli arkadaşlar,
Psikanaliz Yazıları'nın 25. yılını kutlarken, derneğimizin kuruluş yıllarından bu yana, psikanaliz ile yazı etrafında yaptığımız tutkulu yolculuğu düşünmemek imkânsız. Bir yandan derneğin kurucuları olarak çalışıyor, birçok düzeyde bilimsel etkinlikler düzenliyorduk. Diğer yandan da derginin yayın kurulu üyeleri olarak kuramsal metinler araştırıyor, yazılar yazıyorduk. Aramızdaki uyumun, kararlılığının ve dayanışmanın bir tek adı vardı, o da psikanalize ilişkin arzumuzdu. Yayın kurulu üyeleri olarak dergiyi kurmak ve yapılandırmak, dolayısıyla her bir sayı için yazı yazmak gerekiyordu.
Ustaların kuramları doğrultusunda kavramları kliniğin ışığında anlamaya çabalamak, öğrenmek ve yazıya dökmek adım adım ruhsal dünyanın taşlarını oturtmak değil midir? Aslında analist olarak da bunu yapmaz mıyız? Analist olma serüveni dile ve sözcüklere olan tutkudan geçer, simgesel olarak bir çevirme işidir ve dilin enginliğinde yüzebilmek, yaratabilmektir. Seanslarda hastalarımızla çalışırken, aktarım-karşı aktarım bağlamında
* Psikanaliz Yazıları Yayın Kurulu Üyesi (2000-2013 Dönemi), Psikanaliz Yazıları Danışma Kurulu Üyesi.
bizi etkileyen karmaşık ruhsal durumları kavramak ve anlamak için ustaların kurucu metinlerine başvurmak, onları yeniden ve yeniden okumak, her seferinde anlaşılmaz geleni biraz daha anlaşılır kılmak gibi bitmek bilmeyen bir çaba ve emek, analitik uğraşının vazgeçilmez bir parçasıdır.
Analist olarak düşünme, yazı yazma ve öğrenme heyecanının bizden sonra gelen kuşaklarda karşılık bulması müthiş sevindiricidir. Yakın zamanlarda şehir bostanlarında tarım yapmanın önemine ilişkin bir belgesel seyretmiştim. Bir kadının sözleri beni çok etkilemişti. Toprakla olan temasın ve toprağa atılan tohumların dallanıp budaklanmasının yarattığı sevincin büyüklüğünü ifade ederken, bunun bir anne olarak çocuğunu büyütmek ve bir yerlere getirmek kadar manidar ve değerli olduğunu dile dökmüştü. Biz de 25 yıl evvel toprağa bıraktığımız tohumların kök saldığını ve