You do not currently have permission to view the full text for this document. Please sign in to an account with an active subscription or contact support.
Psikanaliz Yazıları'nın bu sayısını güncel psikanalizde üzerinde düşünülmeye ve daha çok ele alınmaya başlayan “Ruhsal Çiftcinsellik, Cinsel Kimlik, Cinsiyet Kimliği” dosyasına ayırdık.
Cinsellik ve cinsiyet psikanalitik kuram içinde hiçbir zaman kendine kapalı, biyolojik bir işlev alanı olarak düşünülmemiştir. Aksine o, öznenin varoluşunu mümkün kılan -temsil edilemeyen, simgeselleştirilemeyen- yapısal bir eksikliğin çevresinde örgütlenen bir alan olarak belirir. Bu nedenle cinsellik, salt doğaya ait bir verilmişliğin ötesinde, öznenin simgesel düzenle kurduğu ilişkinin içsel yapılanmasını görünür kılar. Dolayısıyla, psikanaliz, cinselliği açıklamaktan çok, onun neden hiçbir zaman doğal bir zemine indirgenemediğini açığa çıkaran bir düşünme biçimi olarak konumlanır.
Mitchell psikanalizin temel katkısını, cinselliği biyolojik determinizmin dışına yerleştirmesi olarak tanımlar. Ona göre psikanaliz, cinselliği simgesel ve tarihsel olarak kurulan bir yapı olarak düşünmeye zorlar.1 Bu nedenle cinsiyet farkı, biyolojik bir ikilik değil, simgesel düzenin kurucu bir etkisidir. Freud'un ruhsal çiftcinsellik kavrayışı ile birlikte düşünüldüğünde, özne hiçbir zaman tekil bir cinsiyet konumlanmasına indirgenemez; bu indirgenemezlik cinselliğin yapısal koşuludur.2 Bu bağlamda kadınlık ve erkeklik, öznenin dil, yasa ve arzu ilişkisi içinde üstlendiği konumlardır.
Freud, çocukluk cinselliğini ve düşlemlerini merkeze almayan bir analiz sürecinin analiz sayılamayacağı yönündeki köklü kuralı hatırlatır.3 Ruhsallık, arzunun simgeleştirilmesi, ertelenmesi ve yüceltilmesi
, Psikanaliz ve Feminizm, Yaprak Yayınları, 1984.
[1905] Cinsellik Kuramı Üzerine Üç Deneme, çev. , , Payel Yayınları, İstanbul, 2011.
, “Günümüzde Ruhsal-Cinsellik Psikanalizin Neresinde?”, Psikanaliz Yazıları, 52, Bağlam Yayınları, İstanbul, 2026.
gibi süreçler aracılığıyla bu dürtüsel enerjiyi işleyerek gelişir. Ruhsal çiftcinsellik; dişil ve eril, etkin ve ed