You do not currently have permission to view the full text for this document. Please sign in to an account with an active subscription or contact support.
Bugünün dünyasında, bedenimizle kurduğumuz ilişkiyi de içine alan köklü değişimler yaşanırken ve cinselliğin hem yaşanma hem de ifade biçimleri farklılaşırken, bildiğimiz psikanalitik kavramlar ve kavrayışlar da bu değişim karşısında yeniden ele alınmaya ihtiyaç duyuyor, hatta bunu talep ediyor. Günümüz kliniğinde gittikçe farklılaşan biçimlerde ve düzeylerde bedene dair, kadınsı ve erkeksiye dair, cinsel arzuya ve hazza dair, cinsiyetli olmaya dair ve tüm bunları kuşatan deneyimleri içine alan çeşitli ruhsal uğraşılar ve öznellikler ile karşılaşıyoruz. Sıklıkla, farklı düzeylerin iç içe geçtiği çok yönlü ruhsal süreçler bütünü karşımızda duruyor ve bu, dildeki değişim ile beraber geliyor. Cinsel kimlik ve cinsiyet kimliği bağlamında yeni deneyimler ve yeni tanım arayışları içinde olan, bedene yönelik hoşnutsuzluklar ve çeşitli müdahale olasılıkları ile karşı karşıya bulunan günümüz öznesini ve ruhsallığını bugünün kliniği içinden yeniden düşünmeye ihtiyaç duyuyoruz.
Bildiğimiz gibi, psikanaliz kuramı Freud'un temellerini attığı yirminci yüzyılın başından itibaren ruhsallığın esasen beden deneyiminden köken aldığını ve düşlemsel olan ile birlikte yoğrulduğunu, ruhsal çiftcinselliğin her insan için temel teşkil ettiğini, insan cinselliğinin içgüdüsel kökenlerinden farklılaşarak cinsel dürtü haline gelen ve nesne ilişkileri içinde hareket eden bir yapı taşı olduğunu ortaya koymuş; tüm bunlardan hareketle modern bireyin kültür ve uygarlık içinde konumlanışını kavramaya çalışmıştır. O günden bu yana, yüz yıldan fazla bir zaman içinde, tıbbi, teknolojik, toplumsal ve kültürel pek çok değişim yaşandı, yaşanmaya devam ediyor. Bununla paralel olarak da psikanalizin temel kavramları yeniden ele alınıyor, yeni kavramlar beliriyor, var olan kavramlar ve kavrama biçimleri dönüşüm geçiriyor. Beden, cinsellik ve cinsiyet bu değişimin tam merkezinde duruyor.
Freud, yaşamın başlangıcından itibaren çocuksu cinselliğin ve ruhsal çiftcinselliğin geçirdiği aşamalarla şekillenen ve ergenl